<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Efsane Board - Salavat Okuyoruz]]></title>
		<link>https://efsaneboard.net/</link>
		<description><![CDATA[Efsane Board - https://efsaneboard.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:28:38 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavatı Tac]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28038</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:21:45 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28038</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Tac</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1.New Version</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ اِسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَشْفُوعٌ مَنْقُوشٌ فِي اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ جِسْمُهُ مُقَدَّسٌ مُعَطَّرٌ مُطَهَّرٌ مُنَوَّرٌ فِي الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ صَدْرِ الْعُلَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ كَهْفِ الْوَرَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ جَمِيلِ الشِّيَمِ ❁ شَفِيعِ الْأُمَمِ ❁ صَاحِبِ الْجُودِ وَالْكَرَمِ ❁ وَاللَّهُ عَاصِمُهُ ❁ وَجِبْرِيلُ خَادِمُهُ ❁ وَالْبُرَاقُ مَرْكَبُهُ ❁ وَالْمِعْرَاجُ سَفَرُهُ ❁ وَسِدْرَتُ الْمُنْتَهَى مَقَامُهُ ❁ وَقَابَ قَوْسَيْنِ مَطْلُوبُهُ ❁ وَالْمَطْلُوبُ مَقْصُودُهُ ❁ وَالْمَقْصُودُ مَوْجُودُهُ ❁ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ ❁ خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ❁ شَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ ❁ أَنِيسِ الْغَرِيبِينَ ❁ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ ❁ رَاحَةِ الْعَاشِقِينَ ❁ مُرَادِ الْمُشْتَاقِينَ ❁ شَمْسِ الْعَارِفِينَ ❁ سِرَاجِ السَّالِكِينَ ❁ مِصْبَاحِ الْمُقَرَّبِينَ ❁ مُحِبِّ الْفُقَرَاءِ وَالْغُرَبَاءِ وَالْمَسَاكِينِ ❁ سَيِّدِ الثَّقَلَيْنِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ إِمَامِ الْقِبْلَتَيْنِ ❁ وَسِيلَتِنَا فِي الدَّارَيْنِ ❁ صَاحِبِ قَابَ قَوْسَيْنِ ❁ مَحْبُوبِ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ جَدِّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ❁ مَوْلَانَا وَمَوْلَى الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ نُورٍ مِنْ نُورِ اللَّهِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ بِنُورِ جَمَالِهِ ❁ صَلُّوا عَلَيْهِ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin, sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-kahti ve’l-maradi ve’l-elemi, ismühû mektûbün merfûün meşfûün menkûşün fi’l-levhi ve’l-kalemi, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, cismühû mukaddesün muattarun mutahharun münevverun fi’l-beyti ve’l-harami, Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Sadri’l-ulâ, Nûri’l-hüdâ, Kehfi’l-verâ, Misbâhi’z-zülemi, Cemîli’ş-şiyemi, Şefî’i’l-ümemi, Sâhibi’l-cûdi ve’l-keremi, vallâhü âsımühû, ve Cebrâîlü hâdimühû, ve’l-Burâku merkebühû, ve’l-Mi’râcu seferühû, ve Sidretü’l-Müntehâ makâmühû, ve Kâbe kavseyni matlûbühû, ve’l-matlûbü maksûdühû, ve’l-maksûdü mevcûdühû, seyyidi’l-mürselîn, Hâtemi’n-nebiyyîn, şefî’i’l-müznibîn, enîsi’l-garîbîn, rahmeten li’l-âlemîn, râhati’l-âşıkîn, murâdi’l-müştâkîn, Şemsi’l-ârifîn, Sirâci’s-sâlikîn, Misbâhi’l-mukarrebîn, muhibbi’l-fukarâi ve’l-gurabâi ve’l-mesâkîn, seyyidi’s-sekaleyn, Nebiyyi’l-Haremeyn, İmâmi’l-Kıbleteyn, vesîletünâ fi’d-dâreyn, sâhibi Kâbe kavseyn, mahbûbi Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn, ceddi’l-Haseni ve’l-Hüseyn, mevlânâ ve mevlâ’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım Muhammed ibni Abdullah, nûrün min nûrillâh, yâ eyyühe’l-müştâkûne bi-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve âlihî ve ashâbihî ve sellimû teslîmâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e salât eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, kuraklığı, hastalıkları ve acıları giderendir. Onun adı Levh ve Kalem’de yazılmış, yüceltilmiş, şefaatle şereflendirilmiş ve nakşedilmiştir. O, Arapların ve Acemlerin efendisidir. Mübarek bedeni mukaddes, güzel kokulu, tertemiz ve Beyt ile Harem’de nurludur. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, yüceliğin zirvesi, hidayetin nuru, bütün mahlûkatın sığınağı ve karanlıkların kandilidir. Güzel ahlâk sahibidir; ümmetlerin şefaatçisi, cömertlik ve kerem sahibidir. Allah onun koruyucusudur. Cebrâil onun hizmetkârıdır. Burak onun bineği, Miraç onun yolculuğu, Sidretü’l-Müntehâ onun makamıdır. Kâbe kavseyn onun eriştiği makamdır. Aradığı gaye, maksududur; maksudu ise gerçekleşmiştir. O, peygamberlerin efendisi, nebilerin sonuncusu, günahkârların şefaatçisi, gariplerin dostu, âlemlere rahmet, âşıkların huzuru, hasret çekenlerin muradı, ariflerin güneşi, hak yolunda yürüyenlerin kandili, Allah’a yakın olanların nuru, fakirlerin, gariplerin ve muhtaçların dostudur. O, insanların ve cinlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi, iki kıblenin imamı, dünya ve ahirette vesilemiz, Kâbe kavseyn makamının sahibi, iki doğunun ve iki batının Rabbi’nin sevgilisi, Hasan ve Hüseyin’in dedesi, Efendimiz ve insanların ve cinlerin Mevlâsı, Ebu’l-Kâsım Muhammed bin Abdullah, Allah’ın nurundan bir nurdur. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona, âline ve ashâbına salât ve selâm edin.<br />
<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Tac'ın Orijinal Metni</span></span><br />
<br />
Zamanla, Salavat-ı Tac’ın orijinal metni Hint alt kıtasındaki âlimler tarafından yapılan ilavelerle genişletilmiş ve bugün en yaygın olarak okunan şekli ortaya çıkmıştır. Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınan Salavat-ı Tac’ın orijinal metni ise aşağıdaki gibidir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. Old Version</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ ❁ وَبَارِكْ وَكَرِّمْ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِكَ الْعَلِيَّةِ ❁ فيِ كُلِّ وَقْتٍ وَحِيْنٍ أَبَدًا ❁ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ ❁ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ وَدَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ جِسْمُهُ مُطَهَّرٌ مُعَطَّرٌ مُنَوَّرٌ ❁ مَنِ اسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَوْضُوعٌ عَلَى اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِ الْكَوْنَيْنِ وَشَفِيعِ الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ مَحْبُوبٍ عِنْدَ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ لِنُورِ جَمَالِهِ صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli ve sellim, ve bârik ve kerrim, bi-kadri azameti zâtike’l-aliyyeti, fî külli vaktin ve hînin ebeden, adede mâ alimte ve zinete mâ alimte ve mil’e mâ alimte, alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve mevlânâ Muhammed. Sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, ve dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-maradi ve’l-elemi. Cismühû mutahharun muattarun münevverun. Men ismühû mektûbün merfûün mevdûun ale’l-levhi ve’l-kalemi. Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Nûri’l-hüdâ, Misbâhi’z-zülemi, Ebi’l-Kâsım seyyidi’l-kevneyni ve şefî’i’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım seyyidinâ Muhammed ibni Abdullah, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, Nebiyyi’l-Haremeyn, mahbûbin inde Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn. Yâ eyyühe’l-müştâkûne li-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e ve Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’in âline, yüce zâtının azameti ölçüsünce, her vakit ve her an, ebediyen; bildiklerinin sayısınca, bildiklerinin ağırlığınca ve bildiklerinin tamamını dolduracak kadar salât, selâm, bereket ve ikram eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, hastalıkları ve acıları giderendir. Mübarek bedeni tertemiz, güzel kokulu ve nurludur. Adı Levh ve Kalem üzerine yazılmış, yüceltilmiş ve yerleştirilmiştir. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, hidayetin nuru ve karanlıkların kandilidir. Ebu’l-Kâsım, iki cihanın efendisi ve insanların ve cinlerin şefaatçisi; Ebu’l-Kâsım, Efendimiz Muhammed bin Abdullah, Arapların ve Acemlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi ve iki doğunun ve iki batının Rabbi katında sevgili olandır. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm gönderin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavat-ı Tac (Arapça: صلاة التاج), Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Dünyanın birçok yerinde okunmakta olup, özellikle Hint alt kıtasında büyük bir yaygınlığa sahiptir. Bu salavat, Yemen’in Hadramut Vadisi’ndeki Tarim şehrinden âlim ve arif Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınmıştır. Kendisi, Hicrî 13 Cemâziyelâhir 919 (Milâdî 16 Ağustos 1513 Cumartesi) tarihinde doğmuştur. Lakapları arasında Fahrü’l-Vücûd da bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Tac Fazileti</span></span><br />
<br />
Salavatı Tac, Peygamber Efendimiz ﷺ üzerine okunan en meşhur salavatlardan biridir. Kaleme alındığı günden bu yana salihler, arifler ve müridler tarafından nesilden nesile okunmuş; pek çoğu onu günlük evrad ve ezkârlarının ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Çok sayıda âlim ve Allah dostu bu salavatı talebelerine ve müridlerine öğretmiş, Allah’ın sevgili Resûlü ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olarak devamlı okunmasını tavsiye etmiştir.<br />
<br />
Geleneksel olarak Salavatı Tac, büyük bir bereket, mânevî nurlanma ve kalbin arınması vesilesi kabul edilir. Düzenli okunmasının kalbi yumuşattığı, rızkı artırdığı, sihir, haset, cinler ve diğer zararlı etkilerden Allah’ın izniyle koruduğu, keder ve üzüntüyü giderdiği, belâları uzaklaştırdığı ve Peygamber Efendimiz ﷺ’ne olan muhabbeti güçlendirdiği rivayet edilir. Birçok tasavvuf ehli ve irşad sahibi zat da bu salavatı ilhama mazhar olmaya ve Allah’ın izniyle Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmeye vesile kabul etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Asırlar boyunca âlimler ve mâneviyat büyükleri, belirli maksatlar için şu şekilde okunmasını tavsiye etmişlerdir:</span></span><br />
<br />
    Kalbin arınması için: Her gün sabah namazından sonra 7 defa, ikindi namazından sonra 3 defa ve yatsı namazından sonra 3 defa okunur.<br />
    Rızkın artması için: Her gün sabah namazından sonra veya teheccüd ile sabah namazı arasında 7 defa okunur.<br />
    Sihir, cinler, şeytanlar, hastalıklar ve belâlardan korunmak için: Her gün 11 defa okunur.<br />
    Düşmanlardan, zulümden, hasetten ve sıkıntılardan korunmak için: Her gün 1 defa veya yatsı namazından sonra 41 defa, 40 gün boyunca okunur.<br />
    Meşru bir ihtiyacın veya hayırlı bir maksadın gerçekleşmesi için: Yatsı ile sabah namazı arasında gece vakti 40 defa okunur.<br />
    İlhama mazhar olmak için: Üç yıl boyunca her gün 100 defa okunur.<br />
    Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmek için: Her Perşembe gecesi (Cuma gecesi) 170 defa, 40 hafta boyunca okunur.<br />
    Hastalıktan şifa bulmak için: 11 defa okunur, suya üflenir ve o su içilir.<br />
    Muhabbet kazanmak için: Halvette 40 gece boyunca her gece 111 defa okunur.<br />
    Çocuk sahibi olmak isteyen kısır bir kadın için: 21 hurmanın her birine 7 defa salavat okunur (toplam 147 defa); ardından kadına her gün bir hurma yedirilir.<br />
    Hamilelik sırasında yaşanan sıkıntılar için: Yedi gün boyunca her gün su üzerine 7 defa okunur; yedinci gün bu su içirilir.<br />
<br />
Bu uygulamalar çeşitli tasavvuf büyüklerinden nakledilmiştir. Bunların fayda vermesi nihayetinde Allah Teâlâ’nın iradesine bağlıdır. Bu sebeple samimiyet, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle yerine getirilmelidir. Her şeyden önce Salavatı Tac, Allah Resûlü ﷺ’ne duyulan sevgi ve hürmetin bir ifadesidir. Onun en büyük bereketi ise, Allah’ın sevgili Peygamberi ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah Teâlâ’ya yakınlaşmaya vesile olmasıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Tac</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1.New Version</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ اِسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَشْفُوعٌ مَنْقُوشٌ فِي اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ جِسْمُهُ مُقَدَّسٌ مُعَطَّرٌ مُطَهَّرٌ مُنَوَّرٌ فِي الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ صَدْرِ الْعُلَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ كَهْفِ الْوَرَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ جَمِيلِ الشِّيَمِ ❁ شَفِيعِ الْأُمَمِ ❁ صَاحِبِ الْجُودِ وَالْكَرَمِ ❁ وَاللَّهُ عَاصِمُهُ ❁ وَجِبْرِيلُ خَادِمُهُ ❁ وَالْبُرَاقُ مَرْكَبُهُ ❁ وَالْمِعْرَاجُ سَفَرُهُ ❁ وَسِدْرَتُ الْمُنْتَهَى مَقَامُهُ ❁ وَقَابَ قَوْسَيْنِ مَطْلُوبُهُ ❁ وَالْمَطْلُوبُ مَقْصُودُهُ ❁ وَالْمَقْصُودُ مَوْجُودُهُ ❁ سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ ❁ خَاتِمِ النَّبِيِّينَ ❁ شَفِيعِ الْمُذْنِبِينَ ❁ أَنِيسِ الْغَرِيبِينَ ❁ رَحْمَةٍ لِلْعَالَمِينَ ❁ رَاحَةِ الْعَاشِقِينَ ❁ مُرَادِ الْمُشْتَاقِينَ ❁ شَمْسِ الْعَارِفِينَ ❁ سِرَاجِ السَّالِكِينَ ❁ مِصْبَاحِ الْمُقَرَّبِينَ ❁ مُحِبِّ الْفُقَرَاءِ وَالْغُرَبَاءِ وَالْمَسَاكِينِ ❁ سَيِّدِ الثَّقَلَيْنِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ إِمَامِ الْقِبْلَتَيْنِ ❁ وَسِيلَتِنَا فِي الدَّارَيْنِ ❁ صَاحِبِ قَابَ قَوْسَيْنِ ❁ مَحْبُوبِ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ جَدِّ الْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ ❁ مَوْلَانَا وَمَوْلَى الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ نُورٍ مِنْ نُورِ اللَّهِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ بِنُورِ جَمَالِهِ ❁ صَلُّوا عَلَيْهِ وَآلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin, sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-kahti ve’l-maradi ve’l-elemi, ismühû mektûbün merfûün meşfûün menkûşün fi’l-levhi ve’l-kalemi, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, cismühû mukaddesün muattarun mutahharun münevverun fi’l-beyti ve’l-harami, Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Sadri’l-ulâ, Nûri’l-hüdâ, Kehfi’l-verâ, Misbâhi’z-zülemi, Cemîli’ş-şiyemi, Şefî’i’l-ümemi, Sâhibi’l-cûdi ve’l-keremi, vallâhü âsımühû, ve Cebrâîlü hâdimühû, ve’l-Burâku merkebühû, ve’l-Mi’râcu seferühû, ve Sidretü’l-Müntehâ makâmühû, ve Kâbe kavseyni matlûbühû, ve’l-matlûbü maksûdühû, ve’l-maksûdü mevcûdühû, seyyidi’l-mürselîn, Hâtemi’n-nebiyyîn, şefî’i’l-müznibîn, enîsi’l-garîbîn, rahmeten li’l-âlemîn, râhati’l-âşıkîn, murâdi’l-müştâkîn, Şemsi’l-ârifîn, Sirâci’s-sâlikîn, Misbâhi’l-mukarrebîn, muhibbi’l-fukarâi ve’l-gurabâi ve’l-mesâkîn, seyyidi’s-sekaleyn, Nebiyyi’l-Haremeyn, İmâmi’l-Kıbleteyn, vesîletünâ fi’d-dâreyn, sâhibi Kâbe kavseyn, mahbûbi Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn, ceddi’l-Haseni ve’l-Hüseyn, mevlânâ ve mevlâ’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım Muhammed ibni Abdullah, nûrün min nûrillâh, yâ eyyühe’l-müştâkûne bi-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve âlihî ve ashâbihî ve sellimû teslîmâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e salât eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, kuraklığı, hastalıkları ve acıları giderendir. Onun adı Levh ve Kalem’de yazılmış, yüceltilmiş, şefaatle şereflendirilmiş ve nakşedilmiştir. O, Arapların ve Acemlerin efendisidir. Mübarek bedeni mukaddes, güzel kokulu, tertemiz ve Beyt ile Harem’de nurludur. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, yüceliğin zirvesi, hidayetin nuru, bütün mahlûkatın sığınağı ve karanlıkların kandilidir. Güzel ahlâk sahibidir; ümmetlerin şefaatçisi, cömertlik ve kerem sahibidir. Allah onun koruyucusudur. Cebrâil onun hizmetkârıdır. Burak onun bineği, Miraç onun yolculuğu, Sidretü’l-Müntehâ onun makamıdır. Kâbe kavseyn onun eriştiği makamdır. Aradığı gaye, maksududur; maksudu ise gerçekleşmiştir. O, peygamberlerin efendisi, nebilerin sonuncusu, günahkârların şefaatçisi, gariplerin dostu, âlemlere rahmet, âşıkların huzuru, hasret çekenlerin muradı, ariflerin güneşi, hak yolunda yürüyenlerin kandili, Allah’a yakın olanların nuru, fakirlerin, gariplerin ve muhtaçların dostudur. O, insanların ve cinlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi, iki kıblenin imamı, dünya ve ahirette vesilemiz, Kâbe kavseyn makamının sahibi, iki doğunun ve iki batının Rabbi’nin sevgilisi, Hasan ve Hüseyin’in dedesi, Efendimiz ve insanların ve cinlerin Mevlâsı, Ebu’l-Kâsım Muhammed bin Abdullah, Allah’ın nurundan bir nurdur. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona, âline ve ashâbına salât ve selâm edin.<br />
<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Tac'ın Orijinal Metni</span></span><br />
<br />
Zamanla, Salavat-ı Tac’ın orijinal metni Hint alt kıtasındaki âlimler tarafından yapılan ilavelerle genişletilmiş ve bugün en yaygın olarak okunan şekli ortaya çıkmıştır. Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınan Salavat-ı Tac’ın orijinal metni ise aşağıdaki gibidir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. Old Version</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ ❁ وَبَارِكْ وَكَرِّمْ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِكَ الْعَلِيَّةِ ❁ فيِ كُلِّ وَقْتٍ وَحِيْنٍ أَبَدًا ❁ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ ❁ عَلَى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ وَدَافِعِ الْبَلآءِ وَالْوَبَآءِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ جِسْمُهُ مُطَهَّرٌ مُعَطَّرٌ مُنَوَّرٌ ❁ مَنِ اسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ مَوْضُوعٌ عَلَى اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ ❁ شَمْسِ الضُّحَى ❁ بَدْرِ الدُّجَى ❁ نُورِ الْهُدَى ❁ مِصْبَاحِ الظُّلَمِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِ الْكَوْنَيْنِ وَشَفِيعِ الثَّقَلَيْنِ ❁ أَبِي الْقَاسِمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ❁ سَيِّدِ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ ❁ نَبِيِّ الْحَرَمَيْنِ ❁ مَحْبُوبٍ عِنْدَ رَبِّ الْمَشْرِقَيْنِ وَالْمَغْرِبَيْنِ ❁ يَا أَيُّهَا الْمُشْتَاقُونَ لِنُورِ جَمَالِهِ صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli ve sellim, ve bârik ve kerrim, bi-kadri azameti zâtike’l-aliyyeti, fî külli vaktin ve hînin ebeden, adede mâ alimte ve zinete mâ alimte ve mil’e mâ alimte, alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve mevlânâ Muhammed. Sâhibi’t-Tâci ve’l-Mi’râci ve’l-Burâki ve’l-Alemi, ve dâfi’i’l-belâi ve’l-vebâi ve’l-maradi ve’l-elemi. Cismühû mutahharun muattarun münevverun. Men ismühû mektûbün merfûün mevdûun ale’l-levhi ve’l-kalemi. Şemsi’d-duhâ, Bedri’d-dücâ, Nûri’l-hüdâ, Misbâhi’z-zülemi, Ebi’l-Kâsım seyyidi’l-kevneyni ve şefî’i’s-sekaleyn, Ebi’l-Kâsım seyyidinâ Muhammed ibni Abdullah, seyyidi’l-Arabi ve’l-Acemi, Nebiyyi’l-Haremeyn, mahbûbin inde Rabbi’l-meşrikayn ve’l-mağribeyn. Yâ eyyühe’l-müştâkûne li-nûri cemâlihî, sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’e ve Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed’in âline, yüce zâtının azameti ölçüsünce, her vakit ve her an, ebediyen; bildiklerinin sayısınca, bildiklerinin ağırlığınca ve bildiklerinin tamamını dolduracak kadar salât, selâm, bereket ve ikram eyle. O, Tac’ın, Miraç’ın, Burak’ın ve Sancağın sahibidir; belâları, salgınları, hastalıkları ve acıları giderendir. Mübarek bedeni tertemiz, güzel kokulu ve nurludur. Adı Levh ve Kalem üzerine yazılmış, yüceltilmiş ve yerleştirilmiştir. O, kuşluk vaktinin güneşi, karanlık gecenin dolunayı, hidayetin nuru ve karanlıkların kandilidir. Ebu’l-Kâsım, iki cihanın efendisi ve insanların ve cinlerin şefaatçisi; Ebu’l-Kâsım, Efendimiz Muhammed bin Abdullah, Arapların ve Acemlerin efendisi, iki Harem’in peygamberi ve iki doğunun ve iki batının Rabbi katında sevgili olandır. Ey onun cemâlinin nuruna hasret duyanlar! Ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm gönderin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavat-ı Tac (Arapça: صلاة التاج), Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Dünyanın birçok yerinde okunmakta olup, özellikle Hint alt kıtasında büyük bir yaygınlığa sahiptir. Bu salavat, Yemen’in Hadramut Vadisi’ndeki Tarim şehrinden âlim ve arif Şeyh Ebu Bekir bin Salim tarafından kaleme alınmıştır. Kendisi, Hicrî 13 Cemâziyelâhir 919 (Milâdî 16 Ağustos 1513 Cumartesi) tarihinde doğmuştur. Lakapları arasında Fahrü’l-Vücûd da bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Tac Fazileti</span></span><br />
<br />
Salavatı Tac, Peygamber Efendimiz ﷺ üzerine okunan en meşhur salavatlardan biridir. Kaleme alındığı günden bu yana salihler, arifler ve müridler tarafından nesilden nesile okunmuş; pek çoğu onu günlük evrad ve ezkârlarının ayrılmaz bir parçası hâline getirmiştir. Çok sayıda âlim ve Allah dostu bu salavatı talebelerine ve müridlerine öğretmiş, Allah’ın sevgili Resûlü ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olarak devamlı okunmasını tavsiye etmiştir.<br />
<br />
Geleneksel olarak Salavatı Tac, büyük bir bereket, mânevî nurlanma ve kalbin arınması vesilesi kabul edilir. Düzenli okunmasının kalbi yumuşattığı, rızkı artırdığı, sihir, haset, cinler ve diğer zararlı etkilerden Allah’ın izniyle koruduğu, keder ve üzüntüyü giderdiği, belâları uzaklaştırdığı ve Peygamber Efendimiz ﷺ’ne olan muhabbeti güçlendirdiği rivayet edilir. Birçok tasavvuf ehli ve irşad sahibi zat da bu salavatı ilhama mazhar olmaya ve Allah’ın izniyle Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmeye vesile kabul etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Asırlar boyunca âlimler ve mâneviyat büyükleri, belirli maksatlar için şu şekilde okunmasını tavsiye etmişlerdir:</span></span><br />
<br />
    Kalbin arınması için: Her gün sabah namazından sonra 7 defa, ikindi namazından sonra 3 defa ve yatsı namazından sonra 3 defa okunur.<br />
    Rızkın artması için: Her gün sabah namazından sonra veya teheccüd ile sabah namazı arasında 7 defa okunur.<br />
    Sihir, cinler, şeytanlar, hastalıklar ve belâlardan korunmak için: Her gün 11 defa okunur.<br />
    Düşmanlardan, zulümden, hasetten ve sıkıntılardan korunmak için: Her gün 1 defa veya yatsı namazından sonra 41 defa, 40 gün boyunca okunur.<br />
    Meşru bir ihtiyacın veya hayırlı bir maksadın gerçekleşmesi için: Yatsı ile sabah namazı arasında gece vakti 40 defa okunur.<br />
    İlhama mazhar olmak için: Üç yıl boyunca her gün 100 defa okunur.<br />
    Peygamber Efendimiz ﷺ’yi rüyada görmek için: Her Perşembe gecesi (Cuma gecesi) 170 defa, 40 hafta boyunca okunur.<br />
    Hastalıktan şifa bulmak için: 11 defa okunur, suya üflenir ve o su içilir.<br />
    Muhabbet kazanmak için: Halvette 40 gece boyunca her gece 111 defa okunur.<br />
    Çocuk sahibi olmak isteyen kısır bir kadın için: 21 hurmanın her birine 7 defa salavat okunur (toplam 147 defa); ardından kadına her gün bir hurma yedirilir.<br />
    Hamilelik sırasında yaşanan sıkıntılar için: Yedi gün boyunca her gün su üzerine 7 defa okunur; yedinci gün bu su içirilir.<br />
<br />
Bu uygulamalar çeşitli tasavvuf büyüklerinden nakledilmiştir. Bunların fayda vermesi nihayetinde Allah Teâlâ’nın iradesine bağlıdır. Bu sebeple samimiyet, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle yerine getirilmelidir. Her şeyden önce Salavatı Tac, Allah Resûlü ﷺ’ne duyulan sevgi ve hürmetin bir ifadesidir. Onun en büyük bereketi ise, Allah’ın sevgili Peygamberi ﷺ’ne bolca salât u selâm getirerek Allah Teâlâ’ya yakınlaşmaya vesile olmasıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavat-ı Münciye Duası (Salatan Tüncina)]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28037</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:20:02 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28037</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Münciye Duası (Salatan Tüncina)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الْأَهْوَالِ وَالْآفَاتِ ❁ وَتَقْضِى لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ ❁ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ ❁ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ أَعْلَى الدَّرَجَاتِ ❁ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ ❁ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ ❁ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemî’i’l-ehvâli ve’l-âfâti, ve takdî lenâ bihâ cemî’a’l-hâcâti, ve tutahhirunâ bihâ min cemî’i’s-seyyiâti, ve terfa’unâ bihâ indeke a’lâ’d-derecâti, ve tübelliğunâ bihâ aksa’l-ğâyâti, min cemî’i’l-hayrâti, fi’l-hayâti ve ba’de’l-memât.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e öyle bir salât eyle ki onun vesilesiyle bizi bütün korku ve musibetlerden kurtarasın, bütün ihtiyaçlarımızı gideresin, bizi bütün günahlardan arındırasın, katında bizi en yüksek derecelere yükseltesin, bizi bütün hayırların en yüce gayelerine ulaştırasın, dünya hayatında da ölümden sonra da.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina (Arapça: الصلاة التنجينية; Kurtuluş Duası) veya Salat-ı Münciye (Arapça: الصلاة المنجية; Kurtuluş Duası), Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en meşhur salavatlardan biridir. Bu mübarek salavat, Şeyh Musa el-Darir tarafından nakledilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salaten Tüncina Fazileti</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina veya Salat-ı Münciye’nin faziletleri, İslam tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu mübarek salavat hakkında en eski rivayetlerden biri, Şeyh Ömer bin Ali bin Salim el-Fâkihânî’nin (v. 734 H.) Fecrü’l-Münîr adlı eserinde yer almaktadır. Burada Şeyh Musa el-Darir’den, bu mübarek salavatın nasıl nakledildiğine dair meşhur rivayet doğrudan aktarılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Musa el-Darir</span></span><br />
<br />
Şeyh Musa el-Darir şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    Bir gün denizde bir gemiyle yolculuk ediyordum. O sırada el-İklâbiyye (“Alabora Eden”) adı verilen şiddetli bir fırtınaya yakalandık. Bu fırtınadan çok az kimse sağ kurtulabilirdi. Şiddetli rüzgârlarla mücadele ederken uykuya daldım.<br />
<br />
    Rüyamda Resûlullah ﷺ’i gördüm. Bana şöyle buyurdu: “Gemide bulunan yolculara şu salavatı 1000 defa okumalarını söyle: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…”<br />
<br />
    Uyandığımda gördüğüm rüyayı gemide bulunanlara anlattım. Biz bu salavatı 300 defa okuyuncaya kadar, Resûlullah ﷺ’e salât u selâm getirmenin bereketiyle fırtına dinmişti.<br />
<br />
Yukarıda yer alan Salat-ı Tüncina metni, Şeyh Musa el-Darir’den nakledilen aslî lafızdır. Asırlar boyunca buna ilâve edilen bazı ifadeleri ihtiva eden, küçük farklılıklar gösteren başka rivayetler de yaygınlık kazanmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sonradan Eklenen İfadeler</span></span><br />
<br />
Muhaddis Ahmed el-Utaridî’nin, Seyyid Muhammed Efendi Âbidîn’den naklettiğine göre, el-Ârifü’l-Ekber bu salavatın sonuna şu ifadeleri ilâve etmiştir:<br />
<br />
    يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ يَا الله<br />
<br />
    Yâ Erhame’r-Râhimîn, Yâ Allah<br />
<br />
    Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey Allah!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">XIX. yüzyıl Türk âlimi ve arifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî (v. 1301 H./1884 M.), Hazînetü’l-Esrâr adlı eserinde şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Bu salavata, “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…” diye başlayarak Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ni de dâhil etmek daha faziletlidir. Zira Resûlullah ﷺ bunun daha kâmil olduğunu ve duanın daha süratli kabulüne vesile olduğunu haber vermiştir.<br />
<br />
Şeyhü’l-Ekber Muhyiddin İbn Arabî’nin naklettiği rivayette de Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ne salât yer almaktadır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İmam el-Cezûlî</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina, İmam el-Cezûlî tarafından telif edilen ve Resûlullah ﷺ’e salât u selâmları ihtiva eden meşhur eser Delâilü’l-Hayrât‘ta da yer almaktadır. Bu salavat, geleneksel olarak çarşamba günleri okunan üçüncü hizb içerisinde bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Hasan bin Ali el-Esvânî, Delâilü’l-Hayrât şerhinde şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Kim bu salavatı bir sıkıntı veya beklenmedik bir musibet anında 1000 defa okursa, Allah onu o musibetten kurtarır ve muradına eriştirir.<br />
<br />
Yine şöyle nakleder:<br />
<br />
    Kim tâun salgını sırasında bu salavatı çokça okursa ondan korunur. Kim de deniz yolculuğuna çıkmadan önce bu salavatı çokça okursa boğulmaktan muhafaza edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muhyiddin İbn Arabî<br />
<br />
Muhyiddin İbn Arabî şöyle buyurmuştur:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat Arş’ın hazinelerindendir. Kim dünya veya ahiretle ilgili herhangi bir ihtiyacı için gece vakti bu salavatı 1000 defa okursa, Allah onun ihtiyacını giderir ve duası şimşek çakmasından daha süratli kabul olunur.<br />
<br />
Yine şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    Bu salavatın sırları gizli tutulmalı ve onları anlayamayacak kimselere açıklanmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Nakledilen Diğer Faziletler</span></span><br />
<br />
Âriflerden birinin şöyle dediği de nakledilmiştir:<br />
<br />
    Kim bu salavatı 500 defa okursa, Allah’ın izniyle arzu ettiği helâl kazanç ve hayra kavuşur. Bu salavat tecrübe edilmiş, doğruluğu ve faydası defalarca görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî de şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat çeşitli sayılarda okunmuştur; bunlar arasında 4000 ve başka bir rivayete göre 12000 defa okunması da vardır. Her topluluk faydasını gördüğü sayıyı tercih etmiş, insanlar da onun bereketlerine şahit olmuş, sıkıntılarının giderildiğini ve muratlarına eriştiklerini görmüşlerdir.<br />
<br />
Şeyh Ahmed el-Bûnî ile İmam el-Cezûlî de bu salavatın faziletlerini ve mânevî inceliklerini zikretmişlerdir. Ancak sırlarının, kıymetini bilmeyen kimselerin eline geçmesinden endişe ettikleri için bunları açıklamamışlardır.<br />
<br />
Not: Bu salavatın faziletleri ve tavsiye edilen okuma sayıları güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan elde edilecek fayda nihayetinde Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu sebeple ihlâs, sahih niyet ve Allah’a tam tevekkül ile okunmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar</span></span><br />
<br />
    The Muhammadan Litanies: Prayers upon the Prophet Muhammad ﷺ for Invocation and Reflection – From the works of Shaykh Yusuf al-Nabahani. Translation and Notes by Abdul Aziz Suraqah.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Münciye Duası (Salatan Tüncina)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الْأَهْوَالِ وَالْآفَاتِ ❁ وَتَقْضِى لَنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ ❁ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّئَاتِ ❁ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ أَعْلَى الدَّرَجَاتِ ❁ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ ❁ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ ❁ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemî’i’l-ehvâli ve’l-âfâti, ve takdî lenâ bihâ cemî’a’l-hâcâti, ve tutahhirunâ bihâ min cemî’i’s-seyyiâti, ve terfa’unâ bihâ indeke a’lâ’d-derecâti, ve tübelliğunâ bihâ aksa’l-ğâyâti, min cemî’i’l-hayrâti, fi’l-hayâti ve ba’de’l-memât.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e öyle bir salât eyle ki onun vesilesiyle bizi bütün korku ve musibetlerden kurtarasın, bütün ihtiyaçlarımızı gideresin, bizi bütün günahlardan arındırasın, katında bizi en yüksek derecelere yükseltesin, bizi bütün hayırların en yüce gayelerine ulaştırasın, dünya hayatında da ölümden sonra da.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina (Arapça: الصلاة التنجينية; Kurtuluş Duası) veya Salat-ı Münciye (Arapça: الصلاة المنجية; Kurtuluş Duası), Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en meşhur salavatlardan biridir. Bu mübarek salavat, Şeyh Musa el-Darir tarafından nakledilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salaten Tüncina Fazileti</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina veya Salat-ı Münciye’nin faziletleri, İslam tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu mübarek salavat hakkında en eski rivayetlerden biri, Şeyh Ömer bin Ali bin Salim el-Fâkihânî’nin (v. 734 H.) Fecrü’l-Münîr adlı eserinde yer almaktadır. Burada Şeyh Musa el-Darir’den, bu mübarek salavatın nasıl nakledildiğine dair meşhur rivayet doğrudan aktarılmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Musa el-Darir</span></span><br />
<br />
Şeyh Musa el-Darir şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    Bir gün denizde bir gemiyle yolculuk ediyordum. O sırada el-İklâbiyye (“Alabora Eden”) adı verilen şiddetli bir fırtınaya yakalandık. Bu fırtınadan çok az kimse sağ kurtulabilirdi. Şiddetli rüzgârlarla mücadele ederken uykuya daldım.<br />
<br />
    Rüyamda Resûlullah ﷺ’i gördüm. Bana şöyle buyurdu: “Gemide bulunan yolculara şu salavatı 1000 defa okumalarını söyle: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…”<br />
<br />
    Uyandığımda gördüğüm rüyayı gemide bulunanlara anlattım. Biz bu salavatı 300 defa okuyuncaya kadar, Resûlullah ﷺ’e salât u selâm getirmenin bereketiyle fırtına dinmişti.<br />
<br />
Yukarıda yer alan Salat-ı Tüncina metni, Şeyh Musa el-Darir’den nakledilen aslî lafızdır. Asırlar boyunca buna ilâve edilen bazı ifadeleri ihtiva eden, küçük farklılıklar gösteren başka rivayetler de yaygınlık kazanmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sonradan Eklenen İfadeler</span></span><br />
<br />
Muhaddis Ahmed el-Utaridî’nin, Seyyid Muhammed Efendi Âbidîn’den naklettiğine göre, el-Ârifü’l-Ekber bu salavatın sonuna şu ifadeleri ilâve etmiştir:<br />
<br />
    يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ يَا الله<br />
<br />
    Yâ Erhame’r-Râhimîn, Yâ Allah<br />
<br />
    Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey Allah!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">XIX. yüzyıl Türk âlimi ve arifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî (v. 1301 H./1884 M.), Hazînetü’l-Esrâr adlı eserinde şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Bu salavata, “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ…” diye başlayarak Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ni de dâhil etmek daha faziletlidir. Zira Resûlullah ﷺ bunun daha kâmil olduğunu ve duanın daha süratli kabulüne vesile olduğunu haber vermiştir.<br />
<br />
Şeyhü’l-Ekber Muhyiddin İbn Arabî’nin naklettiği rivayette de Resûlullah ﷺ’in Ehl-i Beyti’ne salât yer almaktadır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İmam el-Cezûlî</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tüncina, İmam el-Cezûlî tarafından telif edilen ve Resûlullah ﷺ’e salât u selâmları ihtiva eden meşhur eser Delâilü’l-Hayrât‘ta da yer almaktadır. Bu salavat, geleneksel olarak çarşamba günleri okunan üçüncü hizb içerisinde bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Hasan bin Ali el-Esvânî, Delâilü’l-Hayrât şerhinde şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Kim bu salavatı bir sıkıntı veya beklenmedik bir musibet anında 1000 defa okursa, Allah onu o musibetten kurtarır ve muradına eriştirir.<br />
<br />
Yine şöyle nakleder:<br />
<br />
    Kim tâun salgını sırasında bu salavatı çokça okursa ondan korunur. Kim de deniz yolculuğuna çıkmadan önce bu salavatı çokça okursa boğulmaktan muhafaza edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muhyiddin İbn Arabî<br />
<br />
Muhyiddin İbn Arabî şöyle buyurmuştur:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat Arş’ın hazinelerindendir. Kim dünya veya ahiretle ilgili herhangi bir ihtiyacı için gece vakti bu salavatı 1000 defa okursa, Allah onun ihtiyacını giderir ve duası şimşek çakmasından daha süratli kabul olunur.<br />
<br />
Yine şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    Bu salavatın sırları gizli tutulmalı ve onları anlayamayacak kimselere açıklanmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Nakledilen Diğer Faziletler</span></span><br />
<br />
Âriflerden birinin şöyle dediği de nakledilmiştir:<br />
<br />
    Kim bu salavatı 500 defa okursa, Allah’ın izniyle arzu ettiği helâl kazanç ve hayra kavuşur. Bu salavat tecrübe edilmiş, doğruluğu ve faydası defalarca görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî de şöyle yazmaktadır:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat çeşitli sayılarda okunmuştur; bunlar arasında 4000 ve başka bir rivayete göre 12000 defa okunması da vardır. Her topluluk faydasını gördüğü sayıyı tercih etmiş, insanlar da onun bereketlerine şahit olmuş, sıkıntılarının giderildiğini ve muratlarına eriştiklerini görmüşlerdir.<br />
<br />
Şeyh Ahmed el-Bûnî ile İmam el-Cezûlî de bu salavatın faziletlerini ve mânevî inceliklerini zikretmişlerdir. Ancak sırlarının, kıymetini bilmeyen kimselerin eline geçmesinden endişe ettikleri için bunları açıklamamışlardır.<br />
<br />
Not: Bu salavatın faziletleri ve tavsiye edilen okuma sayıları güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan elde edilecek fayda nihayetinde Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu sebeple ihlâs, sahih niyet ve Allah’a tam tevekkül ile okunmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar</span></span><br />
<br />
    The Muhammadan Litanies: Prayers upon the Prophet Muhammad ﷺ for Invocation and Reflection – From the works of Shaykh Yusuf al-Nabahani. Translation and Notes by Abdul Aziz Suraqah.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salâvat-ı Tefrîciyye (nâriye)]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28036</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:18:20 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28036</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salâvat-ı Tefrîciyye (nâriye)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ صَلَاةً كَامِلَةً ❁ وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا ❁ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ ❁ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ ❁ وَتُقْضَى بِهِ الْحَوَائِجُ ❁ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ ❁ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ ❁ وَعَلى آلِهِ وَصَحْبِهِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ ❁<br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen, alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil-ukadu, ve tenfericü bihil-kurabu, ve tukdâ bihil-havâicü, ve tünâlü bihir-regâibü ve hüsnü’l-havâtimi, ve yüsteskal-gamâmu bi-vechihi’l-kerîmi, ve alâ âlihî ve sahbihî, fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma‘lûmin lek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e eksiksiz bir salât ve tam bir selâm eyle. O, kendisi vesilesiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların giderildiği, ihtiyaçların karşılandığı, muratlara erişildiği ve hüsn-i hâtimeye kavuşulduğu zâttır. Onun mübarek yüzü hürmetine yağmur istenir. Salât ve selâm O’nun âline ve ashabına da olsun, her bakışta ve her nefeste, Senin bildiğin her şeyin sayısınca.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salât-ı Tefriciye (Arapça: صلاة التفريجية; Ferahlık Duası), Salât-ı Nâriye (Arapça: الصلاة النارية; Ateş Duası) olarak da bilinen, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Geleneksel olarak İmam el-Kurtubî’ye nispet edilen bu salavat, Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye (Arapça: صلاة التازية) adıyla da tanınır. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) yönelik bu kapsamlı salavat, sıkıntıların giderilmesi, darlıkların açılması, musibet ve belalardan korunmak için İslam dünyasında asırlardır okunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salât-ı Tefriciye Fazileti</span></span><br />
<br />
Salât-ı Tefriciye‘nin faziletleri, İslâm tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu konuda en kapsamlı rivayetlerden biri, XIX. yüzyıl Osmanlı âlimi ve ârifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî‘nin (ö. 1301/1884) kaleme aldığı Hazînetü’l-Esrâr (Sırlar Hazinesi) adlı eserinde yer almaktadır. Şeyh en-Nâzilî bu eserinde, bu mübarek salavatın faziletleri ve düzenli okunmasının manevî faydaları hakkında önceki âlimlerden nakledilen rivayetleri bir araya getirmiştir.<br />
İmam el-Kurtubî<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh en-Nâzilî, meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den (ö. 671/1273) şu nakli aktarır:</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün düzenli olarak 141 defa veya daha fazla okursa, Allah Teâlâ onun gam ve kederini giderir, sıkıntılarını ve zorluklarını ortadan kaldırır, işlerini kolaylaştırır, kalbini nurlandırır, derecesini yükseltir, hâlini güzelleştirir, rızkını artırır ve kendisine pek çok hayır kapısı açar. Sözü tesirli olur, kıtlık ve fakirlik gibi musibetlerden korunur, insanların gönüllerine sevgisi yerleştirilir. Allah Teâlâ’dan istediği hiçbir şey yoktur ki Allah ona ihsan etmesin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam el-Kurtubî sözlerine şöyle devam eder:</span><br />
<br />
    Bu faziletlere ancak bu salavatı düzenli olarak okumaya devam eden kimseler erişebilir. Bu salavat, Allah Teâlâ’nın hazinelerinden bir hazinedir ve onu okumak bu hazinelerin anahtarıdır. Bu salavata devam eden kimselere manevî fetihler ihsan edilir ve bu sayede Allah’ın kendileri için takdir ettiği nimetlere erişirler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Şeyh Muhammed es-Senûsî</span><br />
<br />
Cezayir’deki Senûsiyye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Muhammed es-Senûsî (ö. 1276/1859), salavatın sonuna şu ifadeyi eklemiştir:<br />
<br />
    “fî kulli lamḥatin ve nefesin bi-‘adedi kulli ma’lûmin lek.”<br />
<br />
Kendisinden şu söz de nakledilmiştir:<br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 11 defa okumaya devam ederse, sanki bu salavat onun rızkının gökten inmesine ve yerden bitmesine vesile olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam ed-Dîneverî</span><br />
<br />
Şeyh en-Nâzilî, İmam ed-Dîneverî‘den de bu salavatın faziletleri hakkında şu rivayetleri nakleder:<br />
Her farz namazdan sonra 11 defa<br />
<br />
    Kim bu salavatı her farz namazdan sonra 11 defa okur ve bunu günlük virdi hâline getirirse, rızkı hiçbir zaman kesilmez; yüksek derecelere ve bol nimetlere kavuşur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sabah namazından sonra 41 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün sabah namazından sonra düzenli olarak 41 defa okursa, dilek ve ihtiyaçlarına kavuşur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 100 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 100 defa okumaya devam ederse, arzu ettiği şeye kavuşur; hatta umduğundan daha fazlasını elde eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 313 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı, peygamberlerin sayısına uygun olarak, manevî hakikatlerin açılması niyetiyle her gün 313 defa okursa, görmeyi arzu ettiği her şeyi görür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 1000 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 1000 defa okumaya devam ederse, hiçbir dilin tarif edemeyeceği nimetlere kavuşur; öyle nimetler ki hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insanın kalbinden geçmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4444 Defa Okunması</span><br />
<br />
Hazînetü’l-Esrâr‘ın başka bir bölümünde Şeyh en-Nâzilî, Kuzey Afrika’da sıkıntılardan kurtulmak veya önemli bir ihtiyacın yerine gelmesi için uygulanan geleneksel bir usulü şöyle anlatır:<br />
<br />
    Tecrübe edilmiş dualardan biri de İmam el-Kurtubî’den nakledilen Salât-ı Tefriciye‘dir. Mağrib halkı buna Salât-ı Nâriye adını verir. Çünkü önemli bir ihtiyacın gerçekleşmesini istediklerinde veya yaklaşan bir musibetten korunmayı dilediklerinde bir araya toplanır, bu salavatı 4444 defa okurlar. Allah’ın izniyle istediklerine kısa zamanda kavuşurlar. Manevî ilimlerle meşgul olanlar ise bu salavatı Miftâhu’l-Kenzi’l-Muhît li Neyli Murâdi’l-‘Âbid (Kulların Muradına Ulaştıran Kuşatıcı Hazinenin Anahtarı) olarak isimlendirirler.<br />
<br />
Not: Bu usul uygulanırken 4444 salavat, genellikle bu salavatı düzenli okuyan 7 veya 11 kişi arasında paylaştırılır. Meselâ 11 kişi bulunuyorsa, her biri 404 defa okur. Okuma tamamlandıktan sonra cemaat hep birlikte Allah Teâlâ’ya dua ederek, bu hatmin hangi ihtiyaç için yapıldıysa onun kabulünü niyaz eder.<br />
Şeyh en-Nâzilî’nin İcazeti<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh Muhammed en-Nâzilî, bu salavatı okumaya nasıl icazet aldığını da şöyle nakleder:</span><br />
<br />
    Bu salavatı bu lafızlarla okumaya dair icazeti Mekke’deki Ebû Kubeys Dağı‘nda Şeyh Muhammed es-Senûsî’den aldım. Daha sonra Şeyh el-Mağribî’den, ardından da Şeyh Seyyid Zeyn bin Mekkî’den icazet aldım. Allah Teâlâ onların hepsinden razı olsun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî</span><br />
<br />
Salât-ı Nâriye, Faslı büyük âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî (ö. 1206/1792) ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye adıyla da anılır. Kendisi, büyük mutasavvıf Şeyh Abdülazîz ed-Debbâğ‘ın (ö. 1132/1719) seçkin talebelerinden biri olmuş, daha sonra ise bu salavatın geniş kitlelere ulaşmasına vesile olan Şeyh Ahmed b. İdrîs el-Fâsî‘nin (ö. 1253/1837) hocaları arasında yer almıştır.<br />
<br />
Not: Burada zikredilen faziletler ve tavsiye edilen zikir sayıları, güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan istifade etmek bütünüyle Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu salavat, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle okunmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsimleri<br />
İsim Anlamı</span><br />
Salât-ı Nâriye Bu isim, Arapça nâr (ateş) kelimesinden türemiştir. Geleneksel inanışa göre, bu salavatı düzenli olarak okumak, kişinin ihtiyaçlarının ateşin süratle yayılması gibi hızlı bir şekilde yerine gelmesine vesile olur.<br />
Salât-ı Tefriciye “Ferahlık Duası” olarak tercüme edilen bu isim, Allah Teâlâ’nın bu salavatı düzenli okuyan kimseleri sıkıntı ve darlıklardan kurtardığına dair yaygın inancı ifade eder. olarak okuyan kişiyi rahatlattığı için Rahatlama Duası olarak tercüme edilmiştir.<br />
Salât-ı Kurtubiyye Bu isim, salavatın geleneksel olarak kendisine nispet edildiği meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den gelmektedir.<br />
Salât-ı Tâziye Bu isim, salavatın yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Faslı âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî‘ye nispet edilmiştir.<br />
Salât-ı Kâmile “Kâmil Dua” veya “Mükemmel Salavat” anlamına gelen bu isim, bu salavatın içerdiği kapsamlı dua ve bereketlere işaret eder.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salâvat-ı Tefrîciyye (nâriye)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ صَلَاةً كَامِلَةً ❁ وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا ❁ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذِي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ ❁ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ ❁ وَتُقْضَى بِهِ الْحَوَائِجُ ❁ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ ❁ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَرِيمِ ❁ وَعَلى آلِهِ وَصَحْبِهِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ ❁<br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen, alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil-ukadu, ve tenfericü bihil-kurabu, ve tukdâ bihil-havâicü, ve tünâlü bihir-regâibü ve hüsnü’l-havâtimi, ve yüsteskal-gamâmu bi-vechihi’l-kerîmi, ve alâ âlihî ve sahbihî, fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma‘lûmin lek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e eksiksiz bir salât ve tam bir selâm eyle. O, kendisi vesilesiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların giderildiği, ihtiyaçların karşılandığı, muratlara erişildiği ve hüsn-i hâtimeye kavuşulduğu zâttır. Onun mübarek yüzü hürmetine yağmur istenir. Salât ve selâm O’nun âline ve ashabına da olsun, her bakışta ve her nefeste, Senin bildiğin her şeyin sayısınca.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salât-ı Tefriciye (Arapça: صلاة التفريجية; Ferahlık Duası), Salât-ı Nâriye (Arapça: الصلاة النارية; Ateş Duası) olarak da bilinen, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) okunan en meşhur salavatlardan biridir. Geleneksel olarak İmam el-Kurtubî’ye nispet edilen bu salavat, Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye (Arapça: صلاة التازية) adıyla da tanınır. Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) yönelik bu kapsamlı salavat, sıkıntıların giderilmesi, darlıkların açılması, musibet ve belalardan korunmak için İslam dünyasında asırlardır okunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salât-ı Tefriciye Fazileti</span></span><br />
<br />
Salât-ı Tefriciye‘nin faziletleri, İslâm tarihi boyunca birçok âlim tarafından zikredilmiştir. Bu konuda en kapsamlı rivayetlerden biri, XIX. yüzyıl Osmanlı âlimi ve ârifi Şeyh Muhammed Hakkı Efendi en-Nâzilî‘nin (ö. 1301/1884) kaleme aldığı Hazînetü’l-Esrâr (Sırlar Hazinesi) adlı eserinde yer almaktadır. Şeyh en-Nâzilî bu eserinde, bu mübarek salavatın faziletleri ve düzenli okunmasının manevî faydaları hakkında önceki âlimlerden nakledilen rivayetleri bir araya getirmiştir.<br />
İmam el-Kurtubî<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh en-Nâzilî, meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den (ö. 671/1273) şu nakli aktarır:</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün düzenli olarak 141 defa veya daha fazla okursa, Allah Teâlâ onun gam ve kederini giderir, sıkıntılarını ve zorluklarını ortadan kaldırır, işlerini kolaylaştırır, kalbini nurlandırır, derecesini yükseltir, hâlini güzelleştirir, rızkını artırır ve kendisine pek çok hayır kapısı açar. Sözü tesirli olur, kıtlık ve fakirlik gibi musibetlerden korunur, insanların gönüllerine sevgisi yerleştirilir. Allah Teâlâ’dan istediği hiçbir şey yoktur ki Allah ona ihsan etmesin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam el-Kurtubî sözlerine şöyle devam eder:</span><br />
<br />
    Bu faziletlere ancak bu salavatı düzenli olarak okumaya devam eden kimseler erişebilir. Bu salavat, Allah Teâlâ’nın hazinelerinden bir hazinedir ve onu okumak bu hazinelerin anahtarıdır. Bu salavata devam eden kimselere manevî fetihler ihsan edilir ve bu sayede Allah’ın kendileri için takdir ettiği nimetlere erişirler.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Şeyh Muhammed es-Senûsî</span><br />
<br />
Cezayir’deki Senûsiyye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Muhammed es-Senûsî (ö. 1276/1859), salavatın sonuna şu ifadeyi eklemiştir:<br />
<br />
    “fî kulli lamḥatin ve nefesin bi-‘adedi kulli ma’lûmin lek.”<br />
<br />
Kendisinden şu söz de nakledilmiştir:<br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 11 defa okumaya devam ederse, sanki bu salavat onun rızkının gökten inmesine ve yerden bitmesine vesile olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam ed-Dîneverî</span><br />
<br />
Şeyh en-Nâzilî, İmam ed-Dîneverî‘den de bu salavatın faziletleri hakkında şu rivayetleri nakleder:<br />
Her farz namazdan sonra 11 defa<br />
<br />
    Kim bu salavatı her farz namazdan sonra 11 defa okur ve bunu günlük virdi hâline getirirse, rızkı hiçbir zaman kesilmez; yüksek derecelere ve bol nimetlere kavuşur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sabah namazından sonra 41 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün sabah namazından sonra düzenli olarak 41 defa okursa, dilek ve ihtiyaçlarına kavuşur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 100 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 100 defa okumaya devam ederse, arzu ettiği şeye kavuşur; hatta umduğundan daha fazlasını elde eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 313 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı, peygamberlerin sayısına uygun olarak, manevî hakikatlerin açılması niyetiyle her gün 313 defa okursa, görmeyi arzu ettiği her şeyi görür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günde 1000 defa</span><br />
<br />
    Kim bu salavatı her gün 1000 defa okumaya devam ederse, hiçbir dilin tarif edemeyeceği nimetlere kavuşur; öyle nimetler ki hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insanın kalbinden geçmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4444 Defa Okunması</span><br />
<br />
Hazînetü’l-Esrâr‘ın başka bir bölümünde Şeyh en-Nâzilî, Kuzey Afrika’da sıkıntılardan kurtulmak veya önemli bir ihtiyacın yerine gelmesi için uygulanan geleneksel bir usulü şöyle anlatır:<br />
<br />
    Tecrübe edilmiş dualardan biri de İmam el-Kurtubî’den nakledilen Salât-ı Tefriciye‘dir. Mağrib halkı buna Salât-ı Nâriye adını verir. Çünkü önemli bir ihtiyacın gerçekleşmesini istediklerinde veya yaklaşan bir musibetten korunmayı dilediklerinde bir araya toplanır, bu salavatı 4444 defa okurlar. Allah’ın izniyle istediklerine kısa zamanda kavuşurlar. Manevî ilimlerle meşgul olanlar ise bu salavatı Miftâhu’l-Kenzi’l-Muhît li Neyli Murâdi’l-‘Âbid (Kulların Muradına Ulaştıran Kuşatıcı Hazinenin Anahtarı) olarak isimlendirirler.<br />
<br />
Not: Bu usul uygulanırken 4444 salavat, genellikle bu salavatı düzenli okuyan 7 veya 11 kişi arasında paylaştırılır. Meselâ 11 kişi bulunuyorsa, her biri 404 defa okur. Okuma tamamlandıktan sonra cemaat hep birlikte Allah Teâlâ’ya dua ederek, bu hatmin hangi ihtiyaç için yapıldıysa onun kabulünü niyaz eder.<br />
Şeyh en-Nâzilî’nin İcazeti<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh Muhammed en-Nâzilî, bu salavatı okumaya nasıl icazet aldığını da şöyle nakleder:</span><br />
<br />
    Bu salavatı bu lafızlarla okumaya dair icazeti Mekke’deki Ebû Kubeys Dağı‘nda Şeyh Muhammed es-Senûsî’den aldım. Daha sonra Şeyh el-Mağribî’den, ardından da Şeyh Seyyid Zeyn bin Mekkî’den icazet aldım. Allah Teâlâ onların hepsinden razı olsun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî</span><br />
<br />
Salât-ı Nâriye, Faslı büyük âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî (ö. 1206/1792) ile olan irtibatı sebebiyle Salât-ı Tâziye adıyla da anılır. Kendisi, büyük mutasavvıf Şeyh Abdülazîz ed-Debbâğ‘ın (ö. 1132/1719) seçkin talebelerinden biri olmuş, daha sonra ise bu salavatın geniş kitlelere ulaşmasına vesile olan Şeyh Ahmed b. İdrîs el-Fâsî‘nin (ö. 1253/1837) hocaları arasında yer almıştır.<br />
<br />
Not: Burada zikredilen faziletler ve tavsiye edilen zikir sayıları, güvenilir âlimler ve mâneviyat büyüklerinden nakledilmiştir. Bunlardan istifade etmek bütünüyle Allah Teâlâ’nın dilemesine bağlıdır. Bu salavat, ihlâs, meşru bir niyet ve Allah’a tam tevekkülle okunmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsimleri<br />
İsim Anlamı</span><br />
Salât-ı Nâriye Bu isim, Arapça nâr (ateş) kelimesinden türemiştir. Geleneksel inanışa göre, bu salavatı düzenli olarak okumak, kişinin ihtiyaçlarının ateşin süratle yayılması gibi hızlı bir şekilde yerine gelmesine vesile olur.<br />
Salât-ı Tefriciye “Ferahlık Duası” olarak tercüme edilen bu isim, Allah Teâlâ’nın bu salavatı düzenli okuyan kimseleri sıkıntı ve darlıklardan kurtardığına dair yaygın inancı ifade eder. olarak okuyan kişiyi rahatlattığı için Rahatlama Duası olarak tercüme edilmiştir.<br />
Salât-ı Kurtubiyye Bu isim, salavatın geleneksel olarak kendisine nispet edildiği meşhur Endülüslü âlim İmam el-Kurtubî‘den gelmektedir.<br />
Salât-ı Tâziye Bu isim, salavatın yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Faslı âlim ve ârif Şeyh Abdülvehhâb et-Tâzî‘ye nispet edilmiştir.<br />
Salât-ı Kâmile “Kâmil Dua” veya “Mükemmel Salavat” anlamına gelen bu isim, bu salavatın içerdiği kapsamlı dua ve bereketlere işaret eder.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavatı Azimiyye]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28035</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:16:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28035</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Azimiyye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِنُورِ وَجْهِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ الَّذِي مَلَأَ أَرْكَانَ عَرْشِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ وَقَامَتْ بِهِ عَوَالِمُ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى مَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ذِي الْقَدْرِ الْعَظِيمِ ❁ وَعَلَى آلِ نَبِيِّ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا فِي عِلْمِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ تَعْظِيمًا لِحَقِّكَ يَا مَوْلَانَا يَا مُحَمَّدُ يَا ذَا الْخُلُقِ الْعَظِيمِ ❁ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ مِثْلَ ذَلِكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَهُ كَمَا جَمَعْتَ بَيْنَ الرُّوحِ وَالنَّفْسِ ❁ ظَاهِرًا وَبَاطِنًا ❁ يَقْظَةً وَمَنَامًا ❁ وَاجْعَلْهُ يَا رَبِّ رُوحًا لِذَاتِي مِنْ جَمِيعِ الْوُجُوهِ فِي الدُّنْيَا قَبْلَ الْآخِرَةِ يَا عَظِيمُ ❁لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهِ ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allâhumme innî es’elüke bi nûri vechi’llâhi’l-Azîm, ellezî mele’e erkâne arşi’llâhi’l-Azîm, ve kâmet bihî avâlimu’llâhi’l-Azîm, en tusalliye alâ Mevlânâ Muhammedin zi’l-kadri’l-Azîm ve alâ âli Nebiyyi’llâhi’l-Azîm, bi-kadri azameti zâti’llâhi’l-Azîm, fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ fî ilmi’llâhi’l-Azîm, salâten dâimeten bi-devâmi’llâhi’l-Azîm, ta’zîmen li-hakkike yâ Mevlânâ yâ Muhammedü yâ ze’l-huluki’l-Azîm. Ve sellim aleyhi ve alâ âlihî misle zâlik. Vecma’ beynî ve beynehû kemâ cema’te beyne’r-rûhi ve’n-nefs, zâhiran ve bâtınen, yakazaten ve menâmen. Vec’alhü yâ Rabbi rûhan li-zâtî min cemîi’l-vücûhi fi’d-dünyâ kable’l-âhireti yâ Azîm. Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllâh. Fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ vesi’ahû ilmu’llâh.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Senden, Allah’ın Azîm Zâtının yüzünün nuru hürmetine niyaz ediyorum; o nur ki Allah’ın Azîm Arşı’nın bütün rükünlerini doldurmuş ve Allah’ın Azîm âlemleri onunla ayakta durmuştur. Efendimiz Muhammed’e ﷺ, yüce makam sahibi olana, Allah’ın Azîm Nebîsi’nin Âline, Allah’ın Azîm Zâtının azameti kadar salât eyle. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın Azîm ilminde bulunan her şeyin sayısınca, Allah’ın bekāsı kadar devamlı bir salât ihsan eyle. Ey Efendimiz Muhammed! Ey yüce ahlâk sahibi! Bu salâtı, senin hakkını yüceltmek için ihsan eyle. Ona ve Âline de bunun benzeriyle selâm eyle. Benimle onun arasını, ruh ile nefsi birleştirdiğin gibi birleştir; zâhirde ve bâtında, uyanıklıkta ve uykuda. Ey Rabbim! Onu, dünyada âhiretten önce, her bakımdan benim varlığımın ruhu kıl. Ey Azîm! Allah’tan başka ilâh yoktur. Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın ilminin kuşattığı her şeyin sayısınca.<br />
<br />
Şeyh Ahmed bin İdris, manevî yolculuğunu Şazeliyye, Nakşibendiyye ve Kadiriyye tarikatlarına mensup birçok mürşidin rehberliğinde tamamladı. Manevî eğitimini tamamlayıp şeyhlerinden icazet aldıktan sonra, Resulullah ﷺ’i uyanık hâlde görmekle şereflendirildi. Bundan sonra kendisine hususi evrad verildi ve kendine mahsus bir manevi yol tesis etti. Kendisine verilen başlıca üç vird şunlardı: bir zikir virdi (İdrisi Tahlili), Resulullah ﷺ’e salavat (Salavatı Azimiyye) ve bir istiğfar duası (İstiğfar-ı Kebir).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Ahmed bin İdris şöyle nakleder:</span></span><br />
<br />
    Resulullah ﷺ ile uyanık hâlde görüştüm. Hızır Aleyhisselam da onunla birlikteydi. Resulullah ﷺ, Hızır Aleyhisselam’a Şazeliyye tarikatının evradını bana telkin etmesini emretti; o da bunları bana Resulullah ﷺ’in huzurunda telkin etti. Ardından Resulullah ﷺ, Hızır Aleyhisselam’a şöyle buyurdu: “Ey Hızır! Ona bütün zikirleri, duaları ve istiğfarları içinde toplayan, sevabı daha büyük ve fazileti daha çok olan şeyi ver.” Hızır Aleyhisselam, “Ey Allah’ın Resulü! O nedir?” diye sordu. Resulullah ﷺ buyurdu: “De ki…”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İdrisi Tahlil</span></span><br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهِ ❁</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllâh. Fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ vesi’ahû ilmu’llâh.<br />
<br />
Allah’tan başka ilâh yoktur. Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın ilminin kuşattığı her şeyin sayısınca.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavatı Azimiyye (Arapça: الصلاة العظيمية; Azamet Salavatı), Salavatı İdrisiyye (Arapça: الصلاة الإدريسية) olarak da bilinen, büyük veli Şeyh Ahmed bin İdris el-Fasi (v. 1252 H / 1837 M) tarafından nakledilen meşhur bir salavattır. Şeyh Ahmed bin İdris, Şazeliyye yolunun bir kolu olan İdrisiyye tarikatının kurucusudur. Bu salavatı iki defa almıştır: İlki, hiçbir vasıta olmaksızın doğrudan Resulullah’tan ﷺ, ikincisi ise Hızır Aleyhisselam vasıtasıyla.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Salih el-Caferi ve Salavatı Azimiyye</span></span><br />
<br />
Salavatı Azimiyye, İdrisi Tahlili ve İstiğfar-ı Kebir ile birlikte, Şeyh Salih el-Caferi (v. 1399 H / 1979 M) tarafından kurulan manevi bir yol olan Caferiyye tarikatı mensuplarının her gün okudukları ezkârın bir parçasını oluşturur. Şeyh Salih, Şeyh Ahmed bin İdris’in manevi yolunu takip etmiş, İdrisi evradını ve öğretilerini Şeyh Ahmed bin İdris’in torunu olan Şeyh Muhammed eş-Şerif’ten almıştır.<br />
<br />
Bir rüyasında Resulullah ﷺ, Şeyh Salih’e bu evradı okumaları için müridlerine icazet vermesini emretti. Şeyh şöyle anlatmıştır:<br />
<br />
    Cidde’den Libya’ya deniz yoluyla seyahat ediyordum. Uykumda, kaldığım kamarada oturduğumu gördüm. Bir yatağın üzerinde oturuyordum ve yanımda başka bir yatak vardı. Şeyh Ahmed bin İdris’in Salavatlarından Birinci Salavat’ı okurken, Resulullah ﷺ odaya girdi, diğer yatağa oturdu ve şöyle buyurdu: “İbn İdris’in Salavatı’nı senden dinlemeye geldim.”<br />
<br />
    Daha sonra Resulullah ﷺ sağ tarafına uzandı. Ben okumaya devam ettikçe mübarek nuru daha da arttı ve bana daha açık bir şekilde görünmeye başladı. Okumaya devam ederken içimden kalkıp kendisini selamlamayı geçirdim. Bunun üzerine ayağa kalktım, mübarek elini öptüm; o da mübarek eliyle yüzümü ve göğsümü meshetti. Ardından eliyle bana oturmamı ve salavatı tamamlamamı işaret etti. Ben de tekrar oturdum, Birinci Salavat’ı tamamladım ve ardından, “Ey Zatı kâmil olan, ey sıfatları güzel olan!” diye başlayan salavatı okuyarak Yedinci Salavat’ın sonuna kadar devam ettim. Daha sonra büyük bir sevinç ve mutluluk içinde, Allah Teâlâ’ya hamd ederek uyandım.<br />
<br />
    Resulullah ﷺ bana daha önce bütün Salavatlar için genel bir icazet vermişti. Bu, Resulullah ﷺ’e İdrisiyye tarikatımıza ait olanlar dışında başka salavat lafızlarıyla salavat getirdiğimi gördüğüm bir rüya vasıtasıyla gerçekleşmişti. Ancak Şeyh Ahmed bin İdris’in Salavatı Azimiyye’sini okumaya başladığımda, Resulullah ﷺ bana bir kürsü üzerinde oturur hâlde göründü. Ayağa kalktım, mübarek elini öptüm ve şöyle dedim:<br />
<br />
    “Ey Allah’ın Resulü, Sana bu salavat lafzıyla salavat getireyim mi?”<br />
<br />
    Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Bununla da, bunun dışındakilerle de.” Ardından mübarek başıyla yukarıdan aşağıya, sonra da aşağıdan yukarıya doğru işaret etti.<br />
<br />
    Bunun üzerine, Resulullah ﷺ bana bu salavat için icazet verdiği gibi, ben de İdrisiyye tarikatından olsun veya olmasın, dünyanın doğusundan batısına kadar bütün kardeşlerime Salavatı Azimiyye için icazet veriyorum. Aynı şekilde, Resulullah ﷺ’in benden dinlediği Birinci Salavat için de onlara icazet veriyorum. Ayrıca, Resulullah ﷺ’in “Bununla da, bunun dışındakilerle de.” buyurarak bana icazet verdiği diğer bütün salavatlar için de onlara icazet veriyorum. Bütün bunlardaki senedim Resulullah ﷺ’e dayanmaktadır.<br />
<br />
    Büyük bir ümit taşıyorum ki, bu sözlerimi işiten, kalbi ve bedeniyle bu salavatlara yönelen, onları sevgi ve yakin ile düzenli olarak okuyan herkes, Resulullah ﷺ’i rüyada ve uyanık hâlde görmekle şereflendirilecektir. Buna şüpheyle yaklaşanlarla aramızda yalnızca tecrübe vardır. Ey kendini beğenen, yaptığı amellerle övünen, kutsiyetin mahfillerinden gafil olan ve Allah’a ünsiyet vesilelerinden yüz çeviren kimse! Bize gel, sonra yine bize gel! Çünkü her çağda tecelliler, inciler ve cevherler vardır.<br />
<br />
    Böylece ey mübarek okuyucu! Artık sen de Salavatı Azimiyye, Şeyh Ahmed bin İdris’in diğer Salavatları ve dünyadaki bütün salavat lafızları için icazet sahibi oldun. Senedin ise şöyledir: Büyük Kutup, Efendimiz Şeyh Salih el-Caferi’den, Resulullah ﷺ’e dayanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh şöyle devam etti:</span></span><br />
<br />
    Bu nasihate mutlaka uyun. Çünkü o, altın ve gümüşten daha kıymetlidir. Allah Teâlâ’nın izniyle sizi yarış meydanındaki en süratli süvarilerin bile önüne geçirir ve sizi arzuladığınız şeye, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbine doğmamış olan nimete ulaştırır. Bunun yolu şudur:<br />
<br />
    Salavatı Azimiyye’yi veya diğer Ahmediyye Salavatlarından herhangi birini okumak istediğinizde, abdestli olun. Kıbleye yönelerek dizleriniz üzerinde oturun ve bakışlarınızı aşağıya indirin. Kalbinizi ve ruhunuzu Resulullah ﷺ’e yöneltin, mübarek Muhammedî suretini kalbinizde canlandırın ve onu gerçekten görüyormuş gibi temaşa edin. Bunu yaptığınızda, sizinle müşahede edilen Zât ﷺ arasındaki perdeler kalkacaktır. O da size, sizin O’na baktığınız gibi bakacak, sizi sevdiğiniz gibi sevecek ve yüce nazarlarından ve nurani ruhundan size ihsan edecektir. Böylece ruhunuz, su verildiğinde titreşen taze bir yeşil dal gibi titreyecektir.<br />
<br />
    Bu hâl, özellikle tenha bir yerde sabah namazından sonra veya gecenin derin vaktinde okunduğunda daha belirgin olur. Eğer size herhangi bir keşif açılırsa, bunu manevî yolu kendisinden aldığınız şeyhinizden başka hiç kimseye anlatmayın. Eğer size hiçbir şey açılmazsa, manevî olgunluğa erişinceye ve buna layık oluncaya kadar sabredin.<br />
<br />
    Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik.” (Kasas, 28:14)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Azimiyye’nin Faziletleri</span></span><br />
<br />
Şeyh Ahmed bin İdris’in önde gelen talebelerinden ve halifelerinden biri olan Şeyh İbrahim er-Raşid, mektuplarından birinde şöyle yazmıştır:<br />
<br />
    Salavatı Azimiyye’ye gelince, Resulullah ﷺ’e onun fazileti soruldu. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “O, Delâilü’l-Hayrât’tan bin kere bin kere bin kere bin kere bin kat daha faziletlidir.” Ardından “bin” kelimesini yirmi defa tekrar etti.<br />
<br />
    Onun fazileti bundan da büyüktür. Ancak bu ifade, meseleyi anlamamızı kolaylaştırmak için kullanılmıştır. Şu sözün sırrını tefekkür edin: “Her bakışta ve her nefeste, Allah Teâlâ’nın ilminde bulunan her şeyin sayısınca.”<br />
<br />
Şeyh İbrahim er-Raşid ayrıca şeyhi Şeyh Ahmed bin İdris’in hayatı ve yüce makamı hakkında bir risale kaleme almıştır. Orada naklettiği rivayetlerden biri şöyledir:<br />
<br />
    Onun kerametlerinden biri de şudur ki, Allah kendisinden razı olsun, müridlerinden biri Mekke-i Mükerreme’de vefat etmiş ve Cennetü’l-Muallâ’ya defnedilmişti. Defin sırasında, keşif ve basiret sahibi olan ihvanlardan bir zat da oradaydı.<br />
<br />
    Bu zat, Efendimiz Azrail Aleyhisselam’ın cennetten döşekler ve büyük kandillerle geldiğini gördü. Azrail Aleyhisselam kabri gözün görebildiği kadar genişletti, vefat eden kişi için döşeği hazırladı ve kandilleri kabrin içine yerleştirdi.<br />
<br />
    Bu manzarayı gören kişi kendi kendine şöyle dedi: “Keşke Allah bana da öldüğüm zaman böyle bir ikramda bulunsa.”<br />
<br />
    Bunun üzerine Efendimiz Azrail Aleyhisselam ona dönerek şöyle dedi: “Salavatı Azimiyye’nin bereketiyle hepiniz bu ikrama nail olacaksınız.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayrıca şöyle rivayet edilir:</span></span><br />
<br />
    Bir gün Ba Alevî meşayihinden bir zat, bazı arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yaparken başka bir kafileyle karşılaştı. Kafilenin durdurulmasını istedi ve yaşlı bir adamın heybesinin açılmasını talep etti. Heybenin içinde birkaç parça elbise ile üzerinde Salavatı Azimiyye yazılı tek bir kâğıt vardı.<br />
<br />
    Bunun üzerine şöyle dedi: “Demek o güçlü nurun nereden geldiğini merak ediyordum.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İstiğfar el-Kebir </span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيَّ الْقَيُّومَ ❁ غَفَّارَ الذُّنُوبِ ذا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ ❁ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ مِنْ جَمِيعِ الْمَعَاصِي كُلِّهَا وَالذُّنُوبِ وَالْآثَامِ ❁ وَمِنْ كُلِّ ذَنْبٍ أَذْنَبْتُهُ عَمْدًا وَخَطَئًا ظَاهِرًا وَبَاطِنًا ❁ قَوْلًا وَفِعْلًا ❁ فِي جَمِيعِ حَرَكَاتِي وَسَكَنَاتِي وَخَطَرَاتِي وَأَنْفَاسِي كُلِّهَا دَائِمًا أَبَدًا سَرْمَدًا ❁ مِنَ الذَّنْبِ الَّذِي أَعْلَمُ ❁ وَمِنَ الذَّنْبِ الَّذِي لَا أَعْلَمُ ❁ عَدَدَ مَا أَحَاطَ بِهِ الْعِلْمُ وَأَحْصَاهُ الْكِتَابُ ❁ وَخَطَّهُ الْقَلَمُ ❁ وَعَدَدَ مَا أَوْجَدَتْهُ الْقُدْرَةُ وَخَصَّصَتْهُ الْإِرَادَةُ ❁ وَمِدَادَ كَلِمَاتِ اللَّهِ كَمَا يَنْبَغِي لِجَلَالِ وَجْهِ رَبِّنَا وَجَمَالِهِ وَكَمَالِهِ ❁ وَكَمَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَيَرْضَى ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Estağfirullâhe’l-Azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-Hayyü’l-Kayyûm, Gaffâra’z-zünûbi ze’l-celâli ve’l-ikrâm. Ve etûbü ileyhi min cemîi’l-meâsî kullihâ ve’z-zünûbi ve’l-âsâm. Ve min külli zenbin eznebtühû amden ve hataen, zâhiran ve bâtınen, kavlen ve fi’len. Fî cemîi harekâtî ve sekenâtî ve hatarâtî ve enfâsî küllihâ, dâimen ebeden sermeden. Mine’z-zenbi’l-lezî a’lemü ve mine’z-zenbi’l-lezî lâ a’lem. Adede mâ ehâta bihi’l-ilmü ve ahsâhü’l-kitâb, ve hattahü’l-kalem. Ve adede mâ evcedethü’l-kudretü ve hassasathü’l-irâde. Ve midâde kelimâti’llâhi kemâ yenbağî li-celâli vechi Rabbinâ ve cemâlihî ve kemâlihî, ve kemâ yuhibbü Rabbünâ ve yerdâ.<br />
<br />
Azîm olan Allah’tan mağfiret diliyorum. O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur; Hayy’dır, Kayyûm’dur; günahları çokça bağışlayandır, celâl ve ikram sahibidir. Bütün isyanlarımdan, günahlarımdan ve hatalarımdan O’na tevbe ediyorum. Kasten veya hata ile işlediğim, açıkta veya gizlide, sözle yahut fiille işlediğim her günahtan; bütün hareketlerimde, sükûnetimde, düşüncelerimde ve nefeslerimin tamamında, daima, ebediyen ve sonsuza dek işlediğim günahlardan tevbe ediyorum. Bildiğim günahlardan da bilmediğim günahlardan da; ilmin kuşattığı, kitabın sayıp kaydettiği ve kalemin yazdığı her şeyin sayısınca; kudretin var ettiği ve iradenin tahsis ettiği her şeyin sayısınca; Allah’ın kelimelerinin mürekkebi kadar, Rabbimizin Zâtının celâline, cemâline ve kemâline lâyık olduğu şekilde ve Rabbimizin sevip razı olacağı biçimde mağfiret diliyor ve O’na tevbe ediyorum.<br />
<br />
<br />
Bu, Büyük İstiğfar Duası’dır (İstiğfar-ı Kebir). Hızır Aleyhisselam onu okudu; ben de her ikisinin ardından tekrar ettim. Bunun üzerine nura büründürüldüm, Muhammedî Kuvvet (Kuvve-i Muhammediyye) ile desteklendim ve ilahî keşiflere mazhar kılındım. Ardından Resulullah ﷺ bana şöyle buyurdu: “Ey Ahmed! Sana göklerin ve yerin anahtarlarını verdim.” (Yani bu evradı kastetmektedir.) Bundan sonra Resulullah ﷺ bu salavatları bana hiçbir vasıta olmaksızın doğrudan telkin etti. Ben de onları, Resulullah ﷺ’in bana telkin ettiği gibi müridlere telkin etmeye başladım.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Azimiyye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِنُورِ وَجْهِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ الَّذِي مَلَأَ أَرْكَانَ عَرْشِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ وَقَامَتْ بِهِ عَوَالِمُ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى مَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ذِي الْقَدْرِ الْعَظِيمِ ❁ وَعَلَى آلِ نَبِيِّ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ بِقَدْرِ عَظَمَةِ ذَاتِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا فِي عِلْمِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ صَلَاةً دَائِمَةً بِدَوَامِ اللَّهِ الْعَظِيمِ ❁ تَعْظِيمًا لِحَقِّكَ يَا مَوْلَانَا يَا مُحَمَّدُ يَا ذَا الْخُلُقِ الْعَظِيمِ ❁ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ مِثْلَ ذَلِكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَهُ كَمَا جَمَعْتَ بَيْنَ الرُّوحِ وَالنَّفْسِ ❁ ظَاهِرًا وَبَاطِنًا ❁ يَقْظَةً وَمَنَامًا ❁ وَاجْعَلْهُ يَا رَبِّ رُوحًا لِذَاتِي مِنْ جَمِيعِ الْوُجُوهِ فِي الدُّنْيَا قَبْلَ الْآخِرَةِ يَا عَظِيمُ ❁لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهِ ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allâhumme innî es’elüke bi nûri vechi’llâhi’l-Azîm, ellezî mele’e erkâne arşi’llâhi’l-Azîm, ve kâmet bihî avâlimu’llâhi’l-Azîm, en tusalliye alâ Mevlânâ Muhammedin zi’l-kadri’l-Azîm ve alâ âli Nebiyyi’llâhi’l-Azîm, bi-kadri azameti zâti’llâhi’l-Azîm, fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ fî ilmi’llâhi’l-Azîm, salâten dâimeten bi-devâmi’llâhi’l-Azîm, ta’zîmen li-hakkike yâ Mevlânâ yâ Muhammedü yâ ze’l-huluki’l-Azîm. Ve sellim aleyhi ve alâ âlihî misle zâlik. Vecma’ beynî ve beynehû kemâ cema’te beyne’r-rûhi ve’n-nefs, zâhiran ve bâtınen, yakazaten ve menâmen. Vec’alhü yâ Rabbi rûhan li-zâtî min cemîi’l-vücûhi fi’d-dünyâ kable’l-âhireti yâ Azîm. Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllâh. Fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ vesi’ahû ilmu’llâh.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Senden, Allah’ın Azîm Zâtının yüzünün nuru hürmetine niyaz ediyorum; o nur ki Allah’ın Azîm Arşı’nın bütün rükünlerini doldurmuş ve Allah’ın Azîm âlemleri onunla ayakta durmuştur. Efendimiz Muhammed’e ﷺ, yüce makam sahibi olana, Allah’ın Azîm Nebîsi’nin Âline, Allah’ın Azîm Zâtının azameti kadar salât eyle. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın Azîm ilminde bulunan her şeyin sayısınca, Allah’ın bekāsı kadar devamlı bir salât ihsan eyle. Ey Efendimiz Muhammed! Ey yüce ahlâk sahibi! Bu salâtı, senin hakkını yüceltmek için ihsan eyle. Ona ve Âline de bunun benzeriyle selâm eyle. Benimle onun arasını, ruh ile nefsi birleştirdiğin gibi birleştir; zâhirde ve bâtında, uyanıklıkta ve uykuda. Ey Rabbim! Onu, dünyada âhiretten önce, her bakımdan benim varlığımın ruhu kıl. Ey Azîm! Allah’tan başka ilâh yoktur. Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın ilminin kuşattığı her şeyin sayısınca.<br />
<br />
Şeyh Ahmed bin İdris, manevî yolculuğunu Şazeliyye, Nakşibendiyye ve Kadiriyye tarikatlarına mensup birçok mürşidin rehberliğinde tamamladı. Manevî eğitimini tamamlayıp şeyhlerinden icazet aldıktan sonra, Resulullah ﷺ’i uyanık hâlde görmekle şereflendirildi. Bundan sonra kendisine hususi evrad verildi ve kendine mahsus bir manevi yol tesis etti. Kendisine verilen başlıca üç vird şunlardı: bir zikir virdi (İdrisi Tahlili), Resulullah ﷺ’e salavat (Salavatı Azimiyye) ve bir istiğfar duası (İstiğfar-ı Kebir).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Ahmed bin İdris şöyle nakleder:</span></span><br />
<br />
    Resulullah ﷺ ile uyanık hâlde görüştüm. Hızır Aleyhisselam da onunla birlikteydi. Resulullah ﷺ, Hızır Aleyhisselam’a Şazeliyye tarikatının evradını bana telkin etmesini emretti; o da bunları bana Resulullah ﷺ’in huzurunda telkin etti. Ardından Resulullah ﷺ, Hızır Aleyhisselam’a şöyle buyurdu: “Ey Hızır! Ona bütün zikirleri, duaları ve istiğfarları içinde toplayan, sevabı daha büyük ve fazileti daha çok olan şeyi ver.” Hızır Aleyhisselam, “Ey Allah’ın Resulü! O nedir?” diye sordu. Resulullah ﷺ buyurdu: “De ki…”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İdrisi Tahlil</span></span><br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ فِي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ عَدَدَ مَا وَسِعَهُ عِلْمُ اللَّهِ ❁</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllâh. Fî kulli lemhatin ve nefesin adede mâ vesi’ahû ilmu’llâh.<br />
<br />
Allah’tan başka ilâh yoktur. Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Her bakışta ve her nefeste, Allah’ın ilminin kuşattığı her şeyin sayısınca.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavatı Azimiyye (Arapça: الصلاة العظيمية; Azamet Salavatı), Salavatı İdrisiyye (Arapça: الصلاة الإدريسية) olarak da bilinen, büyük veli Şeyh Ahmed bin İdris el-Fasi (v. 1252 H / 1837 M) tarafından nakledilen meşhur bir salavattır. Şeyh Ahmed bin İdris, Şazeliyye yolunun bir kolu olan İdrisiyye tarikatının kurucusudur. Bu salavatı iki defa almıştır: İlki, hiçbir vasıta olmaksızın doğrudan Resulullah’tan ﷺ, ikincisi ise Hızır Aleyhisselam vasıtasıyla.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh Salih el-Caferi ve Salavatı Azimiyye</span></span><br />
<br />
Salavatı Azimiyye, İdrisi Tahlili ve İstiğfar-ı Kebir ile birlikte, Şeyh Salih el-Caferi (v. 1399 H / 1979 M) tarafından kurulan manevi bir yol olan Caferiyye tarikatı mensuplarının her gün okudukları ezkârın bir parçasını oluşturur. Şeyh Salih, Şeyh Ahmed bin İdris’in manevi yolunu takip etmiş, İdrisi evradını ve öğretilerini Şeyh Ahmed bin İdris’in torunu olan Şeyh Muhammed eş-Şerif’ten almıştır.<br />
<br />
Bir rüyasında Resulullah ﷺ, Şeyh Salih’e bu evradı okumaları için müridlerine icazet vermesini emretti. Şeyh şöyle anlatmıştır:<br />
<br />
    Cidde’den Libya’ya deniz yoluyla seyahat ediyordum. Uykumda, kaldığım kamarada oturduğumu gördüm. Bir yatağın üzerinde oturuyordum ve yanımda başka bir yatak vardı. Şeyh Ahmed bin İdris’in Salavatlarından Birinci Salavat’ı okurken, Resulullah ﷺ odaya girdi, diğer yatağa oturdu ve şöyle buyurdu: “İbn İdris’in Salavatı’nı senden dinlemeye geldim.”<br />
<br />
    Daha sonra Resulullah ﷺ sağ tarafına uzandı. Ben okumaya devam ettikçe mübarek nuru daha da arttı ve bana daha açık bir şekilde görünmeye başladı. Okumaya devam ederken içimden kalkıp kendisini selamlamayı geçirdim. Bunun üzerine ayağa kalktım, mübarek elini öptüm; o da mübarek eliyle yüzümü ve göğsümü meshetti. Ardından eliyle bana oturmamı ve salavatı tamamlamamı işaret etti. Ben de tekrar oturdum, Birinci Salavat’ı tamamladım ve ardından, “Ey Zatı kâmil olan, ey sıfatları güzel olan!” diye başlayan salavatı okuyarak Yedinci Salavat’ın sonuna kadar devam ettim. Daha sonra büyük bir sevinç ve mutluluk içinde, Allah Teâlâ’ya hamd ederek uyandım.<br />
<br />
    Resulullah ﷺ bana daha önce bütün Salavatlar için genel bir icazet vermişti. Bu, Resulullah ﷺ’e İdrisiyye tarikatımıza ait olanlar dışında başka salavat lafızlarıyla salavat getirdiğimi gördüğüm bir rüya vasıtasıyla gerçekleşmişti. Ancak Şeyh Ahmed bin İdris’in Salavatı Azimiyye’sini okumaya başladığımda, Resulullah ﷺ bana bir kürsü üzerinde oturur hâlde göründü. Ayağa kalktım, mübarek elini öptüm ve şöyle dedim:<br />
<br />
    “Ey Allah’ın Resulü, Sana bu salavat lafzıyla salavat getireyim mi?”<br />
<br />
    Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Bununla da, bunun dışındakilerle de.” Ardından mübarek başıyla yukarıdan aşağıya, sonra da aşağıdan yukarıya doğru işaret etti.<br />
<br />
    Bunun üzerine, Resulullah ﷺ bana bu salavat için icazet verdiği gibi, ben de İdrisiyye tarikatından olsun veya olmasın, dünyanın doğusundan batısına kadar bütün kardeşlerime Salavatı Azimiyye için icazet veriyorum. Aynı şekilde, Resulullah ﷺ’in benden dinlediği Birinci Salavat için de onlara icazet veriyorum. Ayrıca, Resulullah ﷺ’in “Bununla da, bunun dışındakilerle de.” buyurarak bana icazet verdiği diğer bütün salavatlar için de onlara icazet veriyorum. Bütün bunlardaki senedim Resulullah ﷺ’e dayanmaktadır.<br />
<br />
    Büyük bir ümit taşıyorum ki, bu sözlerimi işiten, kalbi ve bedeniyle bu salavatlara yönelen, onları sevgi ve yakin ile düzenli olarak okuyan herkes, Resulullah ﷺ’i rüyada ve uyanık hâlde görmekle şereflendirilecektir. Buna şüpheyle yaklaşanlarla aramızda yalnızca tecrübe vardır. Ey kendini beğenen, yaptığı amellerle övünen, kutsiyetin mahfillerinden gafil olan ve Allah’a ünsiyet vesilelerinden yüz çeviren kimse! Bize gel, sonra yine bize gel! Çünkü her çağda tecelliler, inciler ve cevherler vardır.<br />
<br />
    Böylece ey mübarek okuyucu! Artık sen de Salavatı Azimiyye, Şeyh Ahmed bin İdris’in diğer Salavatları ve dünyadaki bütün salavat lafızları için icazet sahibi oldun. Senedin ise şöyledir: Büyük Kutup, Efendimiz Şeyh Salih el-Caferi’den, Resulullah ﷺ’e dayanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Şeyh şöyle devam etti:</span></span><br />
<br />
    Bu nasihate mutlaka uyun. Çünkü o, altın ve gümüşten daha kıymetlidir. Allah Teâlâ’nın izniyle sizi yarış meydanındaki en süratli süvarilerin bile önüne geçirir ve sizi arzuladığınız şeye, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbine doğmamış olan nimete ulaştırır. Bunun yolu şudur:<br />
<br />
    Salavatı Azimiyye’yi veya diğer Ahmediyye Salavatlarından herhangi birini okumak istediğinizde, abdestli olun. Kıbleye yönelerek dizleriniz üzerinde oturun ve bakışlarınızı aşağıya indirin. Kalbinizi ve ruhunuzu Resulullah ﷺ’e yöneltin, mübarek Muhammedî suretini kalbinizde canlandırın ve onu gerçekten görüyormuş gibi temaşa edin. Bunu yaptığınızda, sizinle müşahede edilen Zât ﷺ arasındaki perdeler kalkacaktır. O da size, sizin O’na baktığınız gibi bakacak, sizi sevdiğiniz gibi sevecek ve yüce nazarlarından ve nurani ruhundan size ihsan edecektir. Böylece ruhunuz, su verildiğinde titreşen taze bir yeşil dal gibi titreyecektir.<br />
<br />
    Bu hâl, özellikle tenha bir yerde sabah namazından sonra veya gecenin derin vaktinde okunduğunda daha belirgin olur. Eğer size herhangi bir keşif açılırsa, bunu manevî yolu kendisinden aldığınız şeyhinizden başka hiç kimseye anlatmayın. Eğer size hiçbir şey açılmazsa, manevî olgunluğa erişinceye ve buna layık oluncaya kadar sabredin.<br />
<br />
    Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik.” (Kasas, 28:14)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Azimiyye’nin Faziletleri</span></span><br />
<br />
Şeyh Ahmed bin İdris’in önde gelen talebelerinden ve halifelerinden biri olan Şeyh İbrahim er-Raşid, mektuplarından birinde şöyle yazmıştır:<br />
<br />
    Salavatı Azimiyye’ye gelince, Resulullah ﷺ’e onun fazileti soruldu. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “O, Delâilü’l-Hayrât’tan bin kere bin kere bin kere bin kere bin kat daha faziletlidir.” Ardından “bin” kelimesini yirmi defa tekrar etti.<br />
<br />
    Onun fazileti bundan da büyüktür. Ancak bu ifade, meseleyi anlamamızı kolaylaştırmak için kullanılmıştır. Şu sözün sırrını tefekkür edin: “Her bakışta ve her nefeste, Allah Teâlâ’nın ilminde bulunan her şeyin sayısınca.”<br />
<br />
Şeyh İbrahim er-Raşid ayrıca şeyhi Şeyh Ahmed bin İdris’in hayatı ve yüce makamı hakkında bir risale kaleme almıştır. Orada naklettiği rivayetlerden biri şöyledir:<br />
<br />
    Onun kerametlerinden biri de şudur ki, Allah kendisinden razı olsun, müridlerinden biri Mekke-i Mükerreme’de vefat etmiş ve Cennetü’l-Muallâ’ya defnedilmişti. Defin sırasında, keşif ve basiret sahibi olan ihvanlardan bir zat da oradaydı.<br />
<br />
    Bu zat, Efendimiz Azrail Aleyhisselam’ın cennetten döşekler ve büyük kandillerle geldiğini gördü. Azrail Aleyhisselam kabri gözün görebildiği kadar genişletti, vefat eden kişi için döşeği hazırladı ve kandilleri kabrin içine yerleştirdi.<br />
<br />
    Bu manzarayı gören kişi kendi kendine şöyle dedi: “Keşke Allah bana da öldüğüm zaman böyle bir ikramda bulunsa.”<br />
<br />
    Bunun üzerine Efendimiz Azrail Aleyhisselam ona dönerek şöyle dedi: “Salavatı Azimiyye’nin bereketiyle hepiniz bu ikrama nail olacaksınız.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayrıca şöyle rivayet edilir:</span></span><br />
<br />
    Bir gün Ba Alevî meşayihinden bir zat, bazı arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yaparken başka bir kafileyle karşılaştı. Kafilenin durdurulmasını istedi ve yaşlı bir adamın heybesinin açılmasını talep etti. Heybenin içinde birkaç parça elbise ile üzerinde Salavatı Azimiyye yazılı tek bir kâğıt vardı.<br />
<br />
    Bunun üzerine şöyle dedi: “Demek o güçlü nurun nereden geldiğini merak ediyordum.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İstiğfar el-Kebir </span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيَّ الْقَيُّومَ ❁ غَفَّارَ الذُّنُوبِ ذا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ ❁ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ مِنْ جَمِيعِ الْمَعَاصِي كُلِّهَا وَالذُّنُوبِ وَالْآثَامِ ❁ وَمِنْ كُلِّ ذَنْبٍ أَذْنَبْتُهُ عَمْدًا وَخَطَئًا ظَاهِرًا وَبَاطِنًا ❁ قَوْلًا وَفِعْلًا ❁ فِي جَمِيعِ حَرَكَاتِي وَسَكَنَاتِي وَخَطَرَاتِي وَأَنْفَاسِي كُلِّهَا دَائِمًا أَبَدًا سَرْمَدًا ❁ مِنَ الذَّنْبِ الَّذِي أَعْلَمُ ❁ وَمِنَ الذَّنْبِ الَّذِي لَا أَعْلَمُ ❁ عَدَدَ مَا أَحَاطَ بِهِ الْعِلْمُ وَأَحْصَاهُ الْكِتَابُ ❁ وَخَطَّهُ الْقَلَمُ ❁ وَعَدَدَ مَا أَوْجَدَتْهُ الْقُدْرَةُ وَخَصَّصَتْهُ الْإِرَادَةُ ❁ وَمِدَادَ كَلِمَاتِ اللَّهِ كَمَا يَنْبَغِي لِجَلَالِ وَجْهِ رَبِّنَا وَجَمَالِهِ وَكَمَالِهِ ❁ وَكَمَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَيَرْضَى ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Estağfirullâhe’l-Azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-Hayyü’l-Kayyûm, Gaffâra’z-zünûbi ze’l-celâli ve’l-ikrâm. Ve etûbü ileyhi min cemîi’l-meâsî kullihâ ve’z-zünûbi ve’l-âsâm. Ve min külli zenbin eznebtühû amden ve hataen, zâhiran ve bâtınen, kavlen ve fi’len. Fî cemîi harekâtî ve sekenâtî ve hatarâtî ve enfâsî küllihâ, dâimen ebeden sermeden. Mine’z-zenbi’l-lezî a’lemü ve mine’z-zenbi’l-lezî lâ a’lem. Adede mâ ehâta bihi’l-ilmü ve ahsâhü’l-kitâb, ve hattahü’l-kalem. Ve adede mâ evcedethü’l-kudretü ve hassasathü’l-irâde. Ve midâde kelimâti’llâhi kemâ yenbağî li-celâli vechi Rabbinâ ve cemâlihî ve kemâlihî, ve kemâ yuhibbü Rabbünâ ve yerdâ.<br />
<br />
Azîm olan Allah’tan mağfiret diliyorum. O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur; Hayy’dır, Kayyûm’dur; günahları çokça bağışlayandır, celâl ve ikram sahibidir. Bütün isyanlarımdan, günahlarımdan ve hatalarımdan O’na tevbe ediyorum. Kasten veya hata ile işlediğim, açıkta veya gizlide, sözle yahut fiille işlediğim her günahtan; bütün hareketlerimde, sükûnetimde, düşüncelerimde ve nefeslerimin tamamında, daima, ebediyen ve sonsuza dek işlediğim günahlardan tevbe ediyorum. Bildiğim günahlardan da bilmediğim günahlardan da; ilmin kuşattığı, kitabın sayıp kaydettiği ve kalemin yazdığı her şeyin sayısınca; kudretin var ettiği ve iradenin tahsis ettiği her şeyin sayısınca; Allah’ın kelimelerinin mürekkebi kadar, Rabbimizin Zâtının celâline, cemâline ve kemâline lâyık olduğu şekilde ve Rabbimizin sevip razı olacağı biçimde mağfiret diliyor ve O’na tevbe ediyorum.<br />
<br />
<br />
Bu, Büyük İstiğfar Duası’dır (İstiğfar-ı Kebir). Hızır Aleyhisselam onu okudu; ben de her ikisinin ardından tekrar ettim. Bunun üzerine nura büründürüldüm, Muhammedî Kuvvet (Kuvve-i Muhammediyye) ile desteklendim ve ilahî keşiflere mazhar kılındım. Ardından Resulullah ﷺ bana şöyle buyurdu: “Ey Ahmed! Sana göklerin ve yerin anahtarlarını verdim.” (Yani bu evradı kastetmektedir.) Bundan sonra Resulullah ﷺ bu salavatları bana hiçbir vasıta olmaksızın doğrudan telkin etti. Ben de onları, Resulullah ﷺ’in bana telkin ettiği gibi müridlere telkin etmeye başladım.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tıbbil Kulubi Salavatı Şifa]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28034</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:15:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28034</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tıbbil Kulubi Salavatı Şifa</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. VERSiYON<br />
<br />
ARAPÇASI<br />
</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salât eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve aydınlığıdır. Onun âline ve ashâbına da salât ve selâm eyle.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. VERSiYON</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَقُوتِ الْأَرْوَاحِ وَغَذَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve kûti’l-ervâhi ve gıdâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed ﷺ’e salât eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, ruhların gıdası ve kuvveti, gözlerin nuru ve aydınlığıdır. Onun âline ve ashâbına da salât ve selâm eyle.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3. VERSiYON</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَرُوحِ الْأَرْوَاحِ وَسِرِّ بَقَائِهَا ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve rûhi’l-ervâhi ve sirri bekâihâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed ﷺ’e salât, selâm ve bereket ihsan eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve aydınlığı, ruhların ruhu ve bekâlarının sırrıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Tıbbıl Kulubi Duası, diğer adıyla Şifa Salavatı veya Salât-ı Tıbbü’l-Kulûb (Arapça: صلاة طب القلوب; Kalplerin İlacı Duası), ayrıca Salât-ı Tıbbiyye (Arapça: الصلاة الطبية; Tıp Duası) olarak da bilinir. Manevî ve bedenî şifa için okunan en meşhur salavatlardan biridir. Mısırlı büyük âlim Şeyh Ahmed ed-Derdîr (ö. 1204 H./1786 M.) tarafından kaleme alınmıştır. Müslümanlar asırlardır bu salavatı, Allah Teâlâ’nın izniyle manevî ve bedenî hastalıklardan şifa dilemek amacıyla okumaktadır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tıbbıl Kulubi Salavatı Fazileti</span></span><br />
<br />
Bu salavatın her türlü hastalık için 2.000 defa okunması tavsiye edilmiştir. Ayrıca 400 defa okunabileceği de rivayet edilmiştir. Allah Teâlâ’nın izniyle hastalığın şifa bulacağı umulur.<br />
<br />
Tıbbıl Kulubi Duası, göz rahatsızlıkları ve göz hastalıklarına şifa vesilesi olarak da bilinmektedir. Bu sebeple Salât Nûrü’l-Ebsâr (Arapça: صلاة نور الأبصار; Görmenin Nuru Duası) adıyla da anılır. Yemen’in Harîda şehrinden salih bir âlim olan Habib Ahmed bin Hasan el-Attas (ö. 1334 H./1916 M.), eserlerinde bu salavat hakkında şunları nakleder:<br />
<br />
    Görme engelli bir adam efendime, Allah ondan razı olsun, şikâyette bulundu. Efendim onun gözlerine elini sürdü ve kendisine Salât Nûrü’l-Ebsârı [Şifa Salavatı] bolca okumasını emretti. Habib Muhammed bin Zeyn Ba Aboud bana naklettiğine göre o kişi şöyle demiştir: “Gözümdeki rahatsızlığı Habib Salih bin Abdullah el-Attas’a arz ettim. Gözlerime elini sürdü ve bana şöyle dedi: ‘Her gün şu lafızlarla Resûlullah ﷺ’e 300 defa salavat getir: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve kûti’l-ervâhi ve gıdâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.‘ Sonra şöyle dedi: ‘Görme yetim eski hâline döndü.'”<br />
<br />
Fas, Fas şehrinden salih bir Mâlikî âlimi olan Şeyh Mevlây Ahmed bin el-Me’mûn el-Belğîtî (ö. 1348 H./1929 M.), Allah ona rahmet etsin, şöyle demiştir:<br />
<br />
    Şeyhimiz Seyyid Ebu’l-Abbas Ahmed bin el-Arabî bin Ömer el-Meknâsî bana bu salavatı okuma icazeti verdi. Bana, “Kalp hastalıklarından korunmak için bu salavat 315 defa okunmalıdır.” dedi. Ben de kendisine, “Bundan maksat bedenî kalp hastalığı mı, yoksa mânevî kalp hastalığı mı?” diye sordum. O da, “Her ikisi için de geçerlidir.” diye cevap verdi. Şeyhimiz Ebu Abdullah Cunûn da, Allah ona rahmet etsin, Taʿlîka ʿale’l-Muvaṭṭaʾ adlı eserinde bu salavatın okunmasının tâundan korunmaya vesile olduğunu zikretmiştir.<br />
<br />
Merhum Prof. Dr. Şeyh Vehbe ez-Zühaylî (ö. 1436 H./2015 M.), Allah ona rahmet etsin, kendisine, “Peygamber Efendimiz ﷺ’e salavat getirmenin Allah’ın izniyle şifaya vesile olması mümkün müdür?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:<br />
<br />
    Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. Şeyh Hâşim el-Hatîb bize sağ şakağımıza elimizi koyup huşû içinde bu salavatı 10 defa okumayı öğretti. Allah Teâlâ’nın izniyle şifa gerçekleşir. Bu, defalarca tecrübe edilmiş ve faydası görülmüş bir ameldir. Ben de bunu uyguluyorum ve ilaca ihtiyaç duymuyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bazı âlimler şöyle demiştir:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat, her gün sabah namazından sonra 100 defa, ikindi namazından sonra 100 defa ve akşam namazından önce 100 defa okunmalıdır. Kalp hastalıkları ve daha birçok hastalığın tedavisinde hayret verici tesirlere sahip olduğu belirtilmiştir. Kim bu salavatı 7 defa su üzerine okuyup içerse, şaşırtıcı faydalar görür. Allah Teâlâ’nın izniyle bütün hastalıklar için tecrübe edilmiş bir uygulamadır.<br />
<br />
Aşağıda bu salavatın bereketine dair dikkat çekici bir başka hatıra yer almaktadır. 1966 yılında, Allah ona rahmet etsin, Şeyh Süleyman Abdü Rabbihî el-Kalyûbî şöyle anlatmıştır:<br />
<br />
    Allah’ın takdiriyle ağır bir sinir hastalığına yakalandım. Doktorlara gittim ve bana, “Hayatta kalma ihtimalin sadece %1.” dediler. Bunun üzerine oradan ayrıldım, abdest aldım ve halvetime çekildim. Sürekli Resûlullah ﷺ’e şu lafızlarla salavat getiriyordum: “Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ.” Fecr vakti yaklaşırken Resûlullah ﷺ’in mübarek elinin serinliğini başımın üzerinde hissettim. Bana, “Ey oğlum! ‘wa rūḥi l-arwāḥi wa sirri baqā’iha’ de.” buyurdu. Daha sonra tekrar doktorlara gittim. İyileştiğimi görünce hayretler içinde kaldılar. Doktorlardan biri gayrimüslimdi. Yaşadıklarımı ona anlattığımda şöyle dedi: “Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed ﷺ Allah’ın Resûlüdür.”</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tıbbil Kulubi Salavatı Şifa</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. VERSiYON<br />
<br />
ARAPÇASI<br />
</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ❁<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salât eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve aydınlığıdır. Onun âline ve ashâbına da salât ve selâm eyle.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">2. VERSiYON</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَقُوتِ الْأَرْوَاحِ وَغَذَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve kûti’l-ervâhi ve gıdâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed ﷺ’e salât eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, ruhların gıdası ve kuvveti, gözlerin nuru ve aydınlığıdır. Onun âline ve ashâbına da salât ve selâm eyle.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3. VERSiYON</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا ❁ وَعَافِيَةِ الْأَبْدَانِ وَشِفَائِهَا ❁ وَنُورِ الْأَبْصَارِ وَضِيَائِهَا ❁ وَرُوحِ الْأَرْوَاحِ وَسِرِّ بَقَائِهَا ❁<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve rûhi’l-ervâhi ve sirri bekâihâ.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Efendimiz Muhammed ﷺ’e salât, selâm ve bereket ihsan eyle. O, kalplerin ilacı ve devası, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve aydınlığı, ruhların ruhu ve bekâlarının sırrıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Tıbbıl Kulubi Duası, diğer adıyla Şifa Salavatı veya Salât-ı Tıbbü’l-Kulûb (Arapça: صلاة طب القلوب; Kalplerin İlacı Duası), ayrıca Salât-ı Tıbbiyye (Arapça: الصلاة الطبية; Tıp Duası) olarak da bilinir. Manevî ve bedenî şifa için okunan en meşhur salavatlardan biridir. Mısırlı büyük âlim Şeyh Ahmed ed-Derdîr (ö. 1204 H./1786 M.) tarafından kaleme alınmıştır. Müslümanlar asırlardır bu salavatı, Allah Teâlâ’nın izniyle manevî ve bedenî hastalıklardan şifa dilemek amacıyla okumaktadır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tıbbıl Kulubi Salavatı Fazileti</span></span><br />
<br />
Bu salavatın her türlü hastalık için 2.000 defa okunması tavsiye edilmiştir. Ayrıca 400 defa okunabileceği de rivayet edilmiştir. Allah Teâlâ’nın izniyle hastalığın şifa bulacağı umulur.<br />
<br />
Tıbbıl Kulubi Duası, göz rahatsızlıkları ve göz hastalıklarına şifa vesilesi olarak da bilinmektedir. Bu sebeple Salât Nûrü’l-Ebsâr (Arapça: صلاة نور الأبصار; Görmenin Nuru Duası) adıyla da anılır. Yemen’in Harîda şehrinden salih bir âlim olan Habib Ahmed bin Hasan el-Attas (ö. 1334 H./1916 M.), eserlerinde bu salavat hakkında şunları nakleder:<br />
<br />
    Görme engelli bir adam efendime, Allah ondan razı olsun, şikâyette bulundu. Efendim onun gözlerine elini sürdü ve kendisine Salât Nûrü’l-Ebsârı [Şifa Salavatı] bolca okumasını emretti. Habib Muhammed bin Zeyn Ba Aboud bana naklettiğine göre o kişi şöyle demiştir: “Gözümdeki rahatsızlığı Habib Salih bin Abdullah el-Attas’a arz ettim. Gözlerime elini sürdü ve bana şöyle dedi: ‘Her gün şu lafızlarla Resûlullah ﷺ’e 300 defa salavat getir: Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve kûti’l-ervâhi ve gıdâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.‘ Sonra şöyle dedi: ‘Görme yetim eski hâline döndü.'”<br />
<br />
Fas, Fas şehrinden salih bir Mâlikî âlimi olan Şeyh Mevlây Ahmed bin el-Me’mûn el-Belğîtî (ö. 1348 H./1929 M.), Allah ona rahmet etsin, şöyle demiştir:<br />
<br />
    Şeyhimiz Seyyid Ebu’l-Abbas Ahmed bin el-Arabî bin Ömer el-Meknâsî bana bu salavatı okuma icazeti verdi. Bana, “Kalp hastalıklarından korunmak için bu salavat 315 defa okunmalıdır.” dedi. Ben de kendisine, “Bundan maksat bedenî kalp hastalığı mı, yoksa mânevî kalp hastalığı mı?” diye sordum. O da, “Her ikisi için de geçerlidir.” diye cevap verdi. Şeyhimiz Ebu Abdullah Cunûn da, Allah ona rahmet etsin, Taʿlîka ʿale’l-Muvaṭṭaʾ adlı eserinde bu salavatın okunmasının tâundan korunmaya vesile olduğunu zikretmiştir.<br />
<br />
Merhum Prof. Dr. Şeyh Vehbe ez-Zühaylî (ö. 1436 H./2015 M.), Allah ona rahmet etsin, kendisine, “Peygamber Efendimiz ﷺ’e salavat getirmenin Allah’ın izniyle şifaya vesile olması mümkün müdür?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:<br />
<br />
    Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. Şeyh Hâşim el-Hatîb bize sağ şakağımıza elimizi koyup huşû içinde bu salavatı 10 defa okumayı öğretti. Allah Teâlâ’nın izniyle şifa gerçekleşir. Bu, defalarca tecrübe edilmiş ve faydası görülmüş bir ameldir. Ben de bunu uyguluyorum ve ilaca ihtiyaç duymuyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bazı âlimler şöyle demiştir:</span></span><br />
<br />
    Bu salavat, her gün sabah namazından sonra 100 defa, ikindi namazından sonra 100 defa ve akşam namazından önce 100 defa okunmalıdır. Kalp hastalıkları ve daha birçok hastalığın tedavisinde hayret verici tesirlere sahip olduğu belirtilmiştir. Kim bu salavatı 7 defa su üzerine okuyup içerse, şaşırtıcı faydalar görür. Allah Teâlâ’nın izniyle bütün hastalıklar için tecrübe edilmiş bir uygulamadır.<br />
<br />
Aşağıda bu salavatın bereketine dair dikkat çekici bir başka hatıra yer almaktadır. 1966 yılında, Allah ona rahmet etsin, Şeyh Süleyman Abdü Rabbihî el-Kalyûbî şöyle anlatmıştır:<br />
<br />
    Allah’ın takdiriyle ağır bir sinir hastalığına yakalandım. Doktorlara gittim ve bana, “Hayatta kalma ihtimalin sadece %1.” dediler. Bunun üzerine oradan ayrıldım, abdest aldım ve halvetime çekildim. Sürekli Resûlullah ﷺ’e şu lafızlarla salavat getiriyordum: “Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin, tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ, ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ, ve nûri’l-ebsâri ve dıyâihâ.” Fecr vakti yaklaşırken Resûlullah ﷺ’in mübarek elinin serinliğini başımın üzerinde hissettim. Bana, “Ey oğlum! ‘wa rūḥi l-arwāḥi wa sirri baqā’iha’ de.” buyurdu. Daha sonra tekrar doktorlara gittim. İyileştiğimi görünce hayretler içinde kaldılar. Doktorlardan biri gayrimüslimdi. Yaşadıklarımı ona anlattığımda şöyle dedi: “Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed ﷺ Allah’ın Resûlüdür.”</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavatı Meşişiyye]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28033</link>
			<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:13:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=28033</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Meşişiyye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الْأَسْرَارُ ❁ وَانْفَلَقَتِ الْأَنْوَارُ ❁ وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحَقَائِقُ ❁ وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأَعْجَزَ الْخَلَائِقِ ❁ وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ ❁ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ ❁ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أَنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ ❁ وَلَا شَيْءَ إِلَّا وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ❁ إِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ ❁ صَلَاةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أَهْلُهُ ❁<br />
اللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُّ عَلَيْكَ ❁ وَحِجَابُكَ الْأَعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ ❁<br />
اللَّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِنَسَبِهِ ❁ وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ ❁ وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أَسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ ❁ وَأَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ ❁ وَاحْمِلْنِي عَلى سَبِيلِهِ إِلَى حَضْرَتِكَ ❁ حَمْلًا مَحْفُوفًا بِنُصْرَتِكَ ❁ وَاقْذِفْ بِي عَلَى الْبَاطِلِ فَأَدْمَغَهُ ❁ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الْأَحَدِيَّةِ ❁ وَانْشُلْنِي مِنْ أَوْحَالِ التَّوْحِيدِ ❁ وَأَغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ ❁ حَتَّى لَا أَرَى وَلَا أَسْمَعَ وَلَا أَجِدَ وَلَا أُحِسَّ إِلَّا بِهَا ❁ وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الْأَعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي ❁ وَرُوحَهُ سِرَّ حَقِيقَتِي ❁ وَحَقِيقَتَهُ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الْأَوَّلِ ❁ يَا أَوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ ❁ اِسْمَعْ نِدَائِي بِمَا سَمِعْتَ بِهِ نِدَاءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا ❁ وَانْصُرْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَأَيِّدْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ ❁ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ ❁<br />
<br />
﴿إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ ❁﴾<br />
﴿رَبَّنَآ ءَاتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا ❁﴾<br />
<br />
﴿إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَـٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ صَلُّواْ عَلَيْهِ وَسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا ❁﴾<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ men minhü’n-şakkati’l-esrârü, venfelekati’l-envârü, ve fîhi’rtekati’l-hakâiku, ve tenezzelat ulûmu Âdeme fea‘ceze’l-halâiki, ve lehû tedââleti’l-fühûmü felem yüdrikhü minnâ sâbikun ve lâ lâhikun, fe-riyâdu’l-melekûti bi-zehri cemâlihî mûnikatün, ve hıyâdu’l-ceberûti bi-feydi envârihî mütedeffikatün, ve lâ şey’e illâ ve hüve bihî menûtun, iz levle’l-vâsıtatü le-zehebe kemâ kıle’l-mevsûtu. Salâten telîku bike minke ileyhi kemâ hüve ehlühû. Allahümme innehû sirrüke’l-câmiu’d-dâllü aleyke, ve hicâbüke’l-a‘zamü’l-kâimü leke beyne yedeyke. Allahümme elhıknî bi-nesebihî, ve hakkıknî bi-hasebihî, ve arrifnî iyyâhü ma‘rifeten eslemü bihâ min mevâridi’l-cehli, ve ekrau bihâ min mevâridi’l-fadli, vahmilnî alâ sebîlihî ilâ hadratike, hamlen mahfûfen bi-nusratike, vakzif bî ale’l-bâtıli fe-edmağahû, ve zücc bî fî bihâri’l-ehadiyyeti, venşülnî min evhâli’t-tevhîdi, ve ağriknî fî ayni bahri’l-vahdeti, hattâ lâ erâ ve lâ esmea ve lâ ecide ve lâ ühisse illâ bihâ, vec‘ali’l-hicâbe’l-a‘zame hayâte rûhî, ve rûhahû sirra hakîkatî, ve hakîkatehû câmia avâlimî bi-tahkîki’l-Hakki’l-Evvel. Yâ Evvel, yâ Âhir, yâ Zâhir, yâ Bâtın, isma‘ nidâî bimâ semi‘te bihî nidâe abdike Zekeriyyâ, vensurnî bike leke, ve eyyidnî bike leke, vecma‘ beynî ve beyneke, ve hul beynî ve beyne gayrike.<br />
Allah, Allah, Allah.<br />
﴾İnne’llezî farada aleyke’l-Kur’âne le-râddüke ilâ meâdin.﴿<br />
﴾Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ reşedâ.﴿<br />
﴾İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne ale’n-nebiyy. Yâ eyyühe’llezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.﴿<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Kendisinden sırların açığa çıktığı, nurların fışkırdığı ve hakikatlerin yüceldiği zata salât eyle. Âdem’e verilen ilimler onun vasıtasıyla tecelli etmiş, böylece bütün mahlûkat onun makamına erişmekten âciz kalmıştır. Bütün idrakler onun karşısında küçülmüş; bu sebeple ne bizden önce gelenler ne de sonra gelecek olanlar onun hakikatini tam olarak kavrayabilmiştir. Melekût âleminin bahçeleri onun cemalinin çiçekleriyle güzelleşmiş, ceberût âleminin havuzları ise onun nurlarının feyziyle taşmıştır. Hiçbir şey yoktur ki ona bağlı olmasın. Zira, denildiği gibi, eğer vasıta olmasaydı gaye gerçekleşmezdi. Allah’ım! Ona, Sana layık olan, Sen’den ona ulaşan ve onun yüce makamına yaraşır bir salât eyle. Allah’ım! Şüphesiz o, Senin her şeyi kuşatan sırrın, Sana ulaştıran rehberin ve huzurunda duran en büyük hicabındır. Allah’ım! Beni onun nesebine ulaştır, beni onun makamıyla hakikate erdir ve bana onu öyle bir marifetle tanıt ki, onun sayesinde cehaletin kaynaklarından kurtulayım ve lütuf pınarlarından kana kana içeyim. Beni onun yolu üzere Senin huzuruna ulaştır; bu yolculuğu yardımınla kuşatılmış bir şekilde nasip eyle. Beni bâtıla karşı sevk et ki onu paramparça edeyim. Beni Ehadiyyet denizlerine daldır, tevhidin çamurlarından çıkar ve beni Vahdet denizinin kaynağında boğ. Nihayet onun dışında hiçbir şeyi görmeyeyim, işitmeyeyim, bulmayayım ve hissetmeyeyim. En büyük hicabı ruhumun hayatı eyle; onun ruhunu hakikatimin sırrı, hakikatini ise İlk Hakikatin tahakkuku ile bütün âlemlerimi kuşatan unsur kıl. Ey Evvel! Ey Âhir! Ey Zâhir! Ey Bâtın! Kulun Zekeriyyâ’nın duasını işittiğin gibi benim niyazımı da işit. Bana Seninle ve Senin rızan için yardım et; beni Seninle ve Senin rızan için destekle; benimle Senin aranı birleştir ve benimle Senden başkası arasına perde koy.<br />
Allah! Allah! Allah!<br />
“Kur’an’ı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir.” (28:85)<br />
“Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve bize şu işimizde doğruyu bulmayı kolaylaştır.” (18:10)<br />
“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (33:56)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavatı Meşîşiyye (Arapça: الصلاة المشيشية), büyük veli ve arif Abdüsselâm İbn Meşîş tarafından nakledilen meşhur bir salavattır. Salavatların en faziletli lafızlarından biri olarak kabul edilir ve faziletleri son derece büyüktür. Geleneksel olarak, Resûlullah ﷺ ile manevî bağı (nisbeti) güçlendirmek ve Allah’ın izniyle onu rüyada görme şerefine erişmek amacıyla okunur. Ayrıca Şâzeliyye Tarikatı’nda Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en önemli salavat olarak kabul edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Meşişiyye’nin Fazileti</span></span><br />
<br />
Büyük Hanefî fakihi, ed-Dürrü’l-Muhtâr üzerine yazdığı meşhur şerhin müellifi Seyyid Muhammed Emîn İbn Âbidîn, bu salavatı kendi sebeti (thabat) içerisinde rivayet ettiği metinler arasında zikretmiş ve müellifini şu sözlerle tanıtmıştır:<br />
<br />
    Ben ayrıca, Allah’ı bilen (ârif), O’na rehberlik eden, kutup, şeyh ve imam; nurlu bir tasavvuf yolunun ve yüce mânevî hâllerin sahibi; Nebevî nesebe mensup, Ehl-i Beyt’in seçkin evladı, efendimiz ve mürşidimiz Abdüsselâm İbn Meşîş (adı ba veya mim ile okunur) el-Hüseynî el-Mağribî’nin (ö. 622/1225) salavatını da rivayet ettim.<br />
<br />
Bu salavat ayrıca Şihâb Ahmed en-Nahlî ile talebesi Şihâb el-Menînî tarafından da rivayet edilmiş ve her ikisi de bunu kendi rivayet mecmualarında (thabat) kaydetmiştir. En-Nahlî, bu salavatı Şeyh Ahmed el-Bâbülî ile Şeyh Îsâ es-Sa’lebî’den aldığını naklederek şöyle der:<br />
<br />
    Bana, bunu sabah namazından sonra bir defa, akşam namazından sonra da bir defa okumamı tavsiye etti.<br />
<br />
Daha sonra, bazı şerhli yazma nüshalarda bu salavatın günde üç defa okunmasının tavsiye edildiğini de aktarır:<br />
<br />
    Ayrıca, bazı şerhli nüshalarda bunun sabah namazından, akşam namazından ve yatsı namazından sonra okunmasının tavsiye edildiğini gördüm.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">En-Nahlî, bu salavatın mânevî faziletleri hakkında ise şöyle yazar:</span></span><br />
<br />
    Bu salavatta bulunan nurlar ve sırlar tarif edilemeyecek kadar büyüktür; onların hakikatini ancak Allah bilir. Onun okunmasıyla ilâhî yardım ve Rabbânî fetih (el-fethü’r-rabbânî) elde edilir. Onu sürekli vird edinen kimse doğruluk ve ihlâs üzere sebat eder. Gönlü genişletilir, işleri kolaylaştırılır, Allah tarafından zahirî ve bâtınî sıkıntılardan, belâlardan ve hastalıklardan korunur. Düşmanlarına karşı zafere erişir, bütün işlerinde büyük bir ilâhî yardım görür ve hem Kerem Sahibi, Çokça Lütfeden Allah’ın hem de Resûlü ﷺ’in özel himaye ve inayetine mazhar olur.<br />
<br />
Son olarak, bu salavatın bereket ve faydalarının ancak doğruluk, ihlâs ve Allah’a karşı takvâ ile birlikte düzenli olarak okunması hâlinde ortaya çıkacağını hatırlatarak şöyle der:<br />
<br />
    Bu salavatın fayda ve bereketleri, onu doğruluk, ihlâs ve takvâ ile düzenli olarak okumaya devam eden kimseler üzerinde açıkça tecelli eder.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Meşişiyye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ARAPÇASI</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الْأَسْرَارُ ❁ وَانْفَلَقَتِ الْأَنْوَارُ ❁ وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحَقَائِقُ ❁ وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأَعْجَزَ الْخَلَائِقِ ❁ وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلَا لَاحِقٌ ❁ فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ ❁ وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أَنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ ❁ وَلَا شَيْءَ إِلَّا وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ❁ إِذْ لَوْلَا الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ ❁ صَلَاةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أَهْلُهُ ❁<br />
اللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُّ عَلَيْكَ ❁ وَحِجَابُكَ الْأَعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ ❁<br />
اللَّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِنَسَبِهِ ❁ وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ ❁ وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أَسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ ❁ وَأَكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ ❁ وَاحْمِلْنِي عَلى سَبِيلِهِ إِلَى حَضْرَتِكَ ❁ حَمْلًا مَحْفُوفًا بِنُصْرَتِكَ ❁ وَاقْذِفْ بِي عَلَى الْبَاطِلِ فَأَدْمَغَهُ ❁ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الْأَحَدِيَّةِ ❁ وَانْشُلْنِي مِنْ أَوْحَالِ التَّوْحِيدِ ❁ وَأَغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ ❁ حَتَّى لَا أَرَى وَلَا أَسْمَعَ وَلَا أَجِدَ وَلَا أُحِسَّ إِلَّا بِهَا ❁ وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الْأَعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي ❁ وَرُوحَهُ سِرَّ حَقِيقَتِي ❁ وَحَقِيقَتَهُ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الْأَوَّلِ ❁ يَا أَوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ ❁ اِسْمَعْ نِدَائِي بِمَا سَمِعْتَ بِهِ نِدَاءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا ❁ وَانْصُرْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَأَيِّدْنِي بِكَ لَكَ ❁ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ ❁ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ ❁<br />
<br />
﴿إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ ❁﴾<br />
﴿رَبَّنَآ ءَاتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا ❁﴾<br />
<br />
﴿إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَـٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ صَلُّواْ عَلَيْهِ وَسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا ❁﴾<br />
</span><br />
</span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">OKUNUŞU</span></span><br />
<br />
Allahümme salli alâ men minhü’n-şakkati’l-esrârü, venfelekati’l-envârü, ve fîhi’rtekati’l-hakâiku, ve tenezzelat ulûmu Âdeme fea‘ceze’l-halâiki, ve lehû tedââleti’l-fühûmü felem yüdrikhü minnâ sâbikun ve lâ lâhikun, fe-riyâdu’l-melekûti bi-zehri cemâlihî mûnikatün, ve hıyâdu’l-ceberûti bi-feydi envârihî mütedeffikatün, ve lâ şey’e illâ ve hüve bihî menûtun, iz levle’l-vâsıtatü le-zehebe kemâ kıle’l-mevsûtu. Salâten telîku bike minke ileyhi kemâ hüve ehlühû. Allahümme innehû sirrüke’l-câmiu’d-dâllü aleyke, ve hicâbüke’l-a‘zamü’l-kâimü leke beyne yedeyke. Allahümme elhıknî bi-nesebihî, ve hakkıknî bi-hasebihî, ve arrifnî iyyâhü ma‘rifeten eslemü bihâ min mevâridi’l-cehli, ve ekrau bihâ min mevâridi’l-fadli, vahmilnî alâ sebîlihî ilâ hadratike, hamlen mahfûfen bi-nusratike, vakzif bî ale’l-bâtıli fe-edmağahû, ve zücc bî fî bihâri’l-ehadiyyeti, venşülnî min evhâli’t-tevhîdi, ve ağriknî fî ayni bahri’l-vahdeti, hattâ lâ erâ ve lâ esmea ve lâ ecide ve lâ ühisse illâ bihâ, vec‘ali’l-hicâbe’l-a‘zame hayâte rûhî, ve rûhahû sirra hakîkatî, ve hakîkatehû câmia avâlimî bi-tahkîki’l-Hakki’l-Evvel. Yâ Evvel, yâ Âhir, yâ Zâhir, yâ Bâtın, isma‘ nidâî bimâ semi‘te bihî nidâe abdike Zekeriyyâ, vensurnî bike leke, ve eyyidnî bike leke, vecma‘ beynî ve beyneke, ve hul beynî ve beyne gayrike.<br />
Allah, Allah, Allah.<br />
﴾İnne’llezî farada aleyke’l-Kur’âne le-râddüke ilâ meâdin.﴿<br />
﴾Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ reşedâ.﴿<br />
﴾İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne ale’n-nebiyy. Yâ eyyühe’llezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.﴿<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
ANLAMI</span></span><br />
<br />
Allah’ım! Kendisinden sırların açığa çıktığı, nurların fışkırdığı ve hakikatlerin yüceldiği zata salât eyle. Âdem’e verilen ilimler onun vasıtasıyla tecelli etmiş, böylece bütün mahlûkat onun makamına erişmekten âciz kalmıştır. Bütün idrakler onun karşısında küçülmüş; bu sebeple ne bizden önce gelenler ne de sonra gelecek olanlar onun hakikatini tam olarak kavrayabilmiştir. Melekût âleminin bahçeleri onun cemalinin çiçekleriyle güzelleşmiş, ceberût âleminin havuzları ise onun nurlarının feyziyle taşmıştır. Hiçbir şey yoktur ki ona bağlı olmasın. Zira, denildiği gibi, eğer vasıta olmasaydı gaye gerçekleşmezdi. Allah’ım! Ona, Sana layık olan, Sen’den ona ulaşan ve onun yüce makamına yaraşır bir salât eyle. Allah’ım! Şüphesiz o, Senin her şeyi kuşatan sırrın, Sana ulaştıran rehberin ve huzurunda duran en büyük hicabındır. Allah’ım! Beni onun nesebine ulaştır, beni onun makamıyla hakikate erdir ve bana onu öyle bir marifetle tanıt ki, onun sayesinde cehaletin kaynaklarından kurtulayım ve lütuf pınarlarından kana kana içeyim. Beni onun yolu üzere Senin huzuruna ulaştır; bu yolculuğu yardımınla kuşatılmış bir şekilde nasip eyle. Beni bâtıla karşı sevk et ki onu paramparça edeyim. Beni Ehadiyyet denizlerine daldır, tevhidin çamurlarından çıkar ve beni Vahdet denizinin kaynağında boğ. Nihayet onun dışında hiçbir şeyi görmeyeyim, işitmeyeyim, bulmayayım ve hissetmeyeyim. En büyük hicabı ruhumun hayatı eyle; onun ruhunu hakikatimin sırrı, hakikatini ise İlk Hakikatin tahakkuku ile bütün âlemlerimi kuşatan unsur kıl. Ey Evvel! Ey Âhir! Ey Zâhir! Ey Bâtın! Kulun Zekeriyyâ’nın duasını işittiğin gibi benim niyazımı da işit. Bana Seninle ve Senin rızan için yardım et; beni Seninle ve Senin rızan için destekle; benimle Senin aranı birleştir ve benimle Senden başkası arasına perde koy.<br />
Allah! Allah! Allah!<br />
“Kur’an’ı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir.” (28:85)<br />
“Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve bize şu işimizde doğruyu bulmayı kolaylaştır.” (18:10)<br />
“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (33:56)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">HAKKINDA</span></span><br />
<br />
Salavatı Meşîşiyye (Arapça: الصلاة المشيشية), büyük veli ve arif Abdüsselâm İbn Meşîş tarafından nakledilen meşhur bir salavattır. Salavatların en faziletli lafızlarından biri olarak kabul edilir ve faziletleri son derece büyüktür. Geleneksel olarak, Resûlullah ﷺ ile manevî bağı (nisbeti) güçlendirmek ve Allah’ın izniyle onu rüyada görme şerefine erişmek amacıyla okunur. Ayrıca Şâzeliyye Tarikatı’nda Peygamber Efendimiz ﷺ’e okunan en önemli salavat olarak kabul edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Meşişiyye’nin Fazileti</span></span><br />
<br />
Büyük Hanefî fakihi, ed-Dürrü’l-Muhtâr üzerine yazdığı meşhur şerhin müellifi Seyyid Muhammed Emîn İbn Âbidîn, bu salavatı kendi sebeti (thabat) içerisinde rivayet ettiği metinler arasında zikretmiş ve müellifini şu sözlerle tanıtmıştır:<br />
<br />
    Ben ayrıca, Allah’ı bilen (ârif), O’na rehberlik eden, kutup, şeyh ve imam; nurlu bir tasavvuf yolunun ve yüce mânevî hâllerin sahibi; Nebevî nesebe mensup, Ehl-i Beyt’in seçkin evladı, efendimiz ve mürşidimiz Abdüsselâm İbn Meşîş (adı ba veya mim ile okunur) el-Hüseynî el-Mağribî’nin (ö. 622/1225) salavatını da rivayet ettim.<br />
<br />
Bu salavat ayrıca Şihâb Ahmed en-Nahlî ile talebesi Şihâb el-Menînî tarafından da rivayet edilmiş ve her ikisi de bunu kendi rivayet mecmualarında (thabat) kaydetmiştir. En-Nahlî, bu salavatı Şeyh Ahmed el-Bâbülî ile Şeyh Îsâ es-Sa’lebî’den aldığını naklederek şöyle der:<br />
<br />
    Bana, bunu sabah namazından sonra bir defa, akşam namazından sonra da bir defa okumamı tavsiye etti.<br />
<br />
Daha sonra, bazı şerhli yazma nüshalarda bu salavatın günde üç defa okunmasının tavsiye edildiğini de aktarır:<br />
<br />
    Ayrıca, bazı şerhli nüshalarda bunun sabah namazından, akşam namazından ve yatsı namazından sonra okunmasının tavsiye edildiğini gördüm.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">En-Nahlî, bu salavatın mânevî faziletleri hakkında ise şöyle yazar:</span></span><br />
<br />
    Bu salavatta bulunan nurlar ve sırlar tarif edilemeyecek kadar büyüktür; onların hakikatini ancak Allah bilir. Onun okunmasıyla ilâhî yardım ve Rabbânî fetih (el-fethü’r-rabbânî) elde edilir. Onu sürekli vird edinen kimse doğruluk ve ihlâs üzere sebat eder. Gönlü genişletilir, işleri kolaylaştırılır, Allah tarafından zahirî ve bâtınî sıkıntılardan, belâlardan ve hastalıklardan korunur. Düşmanlarına karşı zafere erişir, bütün işlerinde büyük bir ilâhî yardım görür ve hem Kerem Sahibi, Çokça Lütfeden Allah’ın hem de Resûlü ﷺ’in özel himaye ve inayetine mazhar olur.<br />
<br />
Son olarak, bu salavatın bereket ve faydalarının ancak doğruluk, ihlâs ve Allah’a karşı takvâ ile birlikte düzenli olarak okunması hâlinde ortaya çıkacağını hatırlatarak şöyle der:<br />
<br />
    Bu salavatın fayda ve bereketleri, onu doğruluk, ihlâs ve takvâ ile düzenli olarak okumaya devam eden kimseler üzerinde açıkça tecelli eder.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Hem Tahmid Hem Salavat]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=27868</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:04:47 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=27868</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Hem Tahmid Hem Salavat</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللهِ اَلْحَمْدُ ِللهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى مَنْ لاَنَبِيَّ بَعْدَهُ <br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
"Bismillâhi el-hamdü lillâhi vahdehû, ves-salâtü ves-selâmü alâ men lâ nebiyye ba'deh."<br />
<br />
Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm, kendisinden sonra Nebi gelmeyecek olan Muhammed - sallallahu aleyhi ve sellem-’e olsun. <br />
<br />
SALAVAT HAKKINDA iNCELEME<br />
<br />
Bu ifade, tek bir hadis metni olarak sahih kaynaklarda aynen bu şekilde geçen standart bir “salavat” veya “dua formülü” değildir. Daha çok, İslâm âlimlerinin eserlerinde ve hutbe/risale girişlerinde kullandıkları hamd + salavat birleşimi bir giriş cümlesidir.<br />
<br />
Aşağıda bunu daha net açıklayayım:<br />
<br />
 1. Metnin Kaynağı Nedir?<br />
<br />
Yazdığınız ifade:<br />
<br />
“Bismillâhi, el-hamdü lillâhi vahdehû, ves-salâtü ves-selâmü alâ men lâ nebiyye ba‘deh.”<br />
<br />
Bu tarz cümleler:<br />
<br />
Hadis kitaplarında lafzen sabit bir rivayet olarak geçmez<br />
Ama hadislerden alınmış parçaların birleşimidir<br />
<br />
Yani:<br />
<br />
“Elhamdülillah” → Kur’an ve hadislerde çokça geçer<br />
“Ves-salâtü ves-selâmü…” → Peygamber’e salavat emrine dayanır<br />
“Lâ nebiyye ba‘deh” → sahih hadisle sabittir<br />
2. “Lâ nebiyye ba‘deh” İfadesinin Hadis Kaynağı<br />
<br />
Bu kısmın aslı sahih hadistir:<br />
<br />
Sahih Buhari<br />
Sahih Müslim<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (ﷺ) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
“Benimle peygamberlik sona ermiştir, benden sonra peygamber yoktur.”<br />
<br />
Arapçası:<br />
<br />
لا نبي بعدي<br />
<br />
 3. Bu Formül Nerelerde Kullanılmış?<br />
<br />
Bu tür giriş ifadeleri özellikle şu âlimlerde görülür:<br />
<br />
İbn Teymiyye<br />
İbn Kayyim el-Cevziyye<br />
İmam Nevevî<br />
<br />
Bu âlimler kitaplarına genelde şöyle başlar:<br />
<br />
“Elhamdü lillâhi… ves-salâtü ves-selâmü alâ Rasûlillâh…”<br />
<br />
Yani bu ifade:<br />
“Kitap/hutbe giriş üslubu” olarak yaygınlaşmıştır.<br />
<br />
4. Hutbe ve Risale Geleneği<br />
<br />
İslam geleneğinde bir metne başlarken:<br />
<br />
Besmele<br />
Hamd (Allah’a övgü)<br />
Salavat (Peygamber’e dua)<br />
<br />
getirmek sünnete uygundur.<br />
<br />
Bu yüzden yazdığınız metin:<br />
 Sünnete uygun bir içerik taşır<br />
 Ama tek başına rivayet edilmiş özel bir salavat değildir<br />
<br />
Sonuç<br />
Bu metin hadis diye birebir rivayet edilmiş değildir<br />
Ama:<br />
Parçaları Kur’an ve sahih hadis kökenlidir<br />
Âlimlerin eserlerinde giriş duası olarak kullanılmıştır<br />
Bu yüzden okunmasında hiçbir sakınca yoktur, aksine güzel bir zikirdir<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Hem Tahmid Hem Salavat</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللهِ اَلْحَمْدُ ِللهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى مَنْ لاَنَبِيَّ بَعْدَهُ <br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
"Bismillâhi el-hamdü lillâhi vahdehû, ves-salâtü ves-selâmü alâ men lâ nebiyye ba'deh."<br />
<br />
Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm, kendisinden sonra Nebi gelmeyecek olan Muhammed - sallallahu aleyhi ve sellem-’e olsun. <br />
<br />
SALAVAT HAKKINDA iNCELEME<br />
<br />
Bu ifade, tek bir hadis metni olarak sahih kaynaklarda aynen bu şekilde geçen standart bir “salavat” veya “dua formülü” değildir. Daha çok, İslâm âlimlerinin eserlerinde ve hutbe/risale girişlerinde kullandıkları hamd + salavat birleşimi bir giriş cümlesidir.<br />
<br />
Aşağıda bunu daha net açıklayayım:<br />
<br />
 1. Metnin Kaynağı Nedir?<br />
<br />
Yazdığınız ifade:<br />
<br />
“Bismillâhi, el-hamdü lillâhi vahdehû, ves-salâtü ves-selâmü alâ men lâ nebiyye ba‘deh.”<br />
<br />
Bu tarz cümleler:<br />
<br />
Hadis kitaplarında lafzen sabit bir rivayet olarak geçmez<br />
Ama hadislerden alınmış parçaların birleşimidir<br />
<br />
Yani:<br />
<br />
“Elhamdülillah” → Kur’an ve hadislerde çokça geçer<br />
“Ves-salâtü ves-selâmü…” → Peygamber’e salavat emrine dayanır<br />
“Lâ nebiyye ba‘deh” → sahih hadisle sabittir<br />
2. “Lâ nebiyye ba‘deh” İfadesinin Hadis Kaynağı<br />
<br />
Bu kısmın aslı sahih hadistir:<br />
<br />
Sahih Buhari<br />
Sahih Müslim<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (ﷺ) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
“Benimle peygamberlik sona ermiştir, benden sonra peygamber yoktur.”<br />
<br />
Arapçası:<br />
<br />
لا نبي بعدي<br />
<br />
 3. Bu Formül Nerelerde Kullanılmış?<br />
<br />
Bu tür giriş ifadeleri özellikle şu âlimlerde görülür:<br />
<br />
İbn Teymiyye<br />
İbn Kayyim el-Cevziyye<br />
İmam Nevevî<br />
<br />
Bu âlimler kitaplarına genelde şöyle başlar:<br />
<br />
“Elhamdü lillâhi… ves-salâtü ves-selâmü alâ Rasûlillâh…”<br />
<br />
Yani bu ifade:<br />
“Kitap/hutbe giriş üslubu” olarak yaygınlaşmıştır.<br />
<br />
4. Hutbe ve Risale Geleneği<br />
<br />
İslam geleneğinde bir metne başlarken:<br />
<br />
Besmele<br />
Hamd (Allah’a övgü)<br />
Salavat (Peygamber’e dua)<br />
<br />
getirmek sünnete uygundur.<br />
<br />
Bu yüzden yazdığınız metin:<br />
 Sünnete uygun bir içerik taşır<br />
 Ama tek başına rivayet edilmiş özel bir salavat değildir<br />
<br />
Sonuç<br />
Bu metin hadis diye birebir rivayet edilmiş değildir<br />
Ama:<br />
Parçaları Kur’an ve sahih hadis kökenlidir<br />
Âlimlerin eserlerinde giriş duası olarak kullanılmıştır<br />
Bu yüzden okunmasında hiçbir sakınca yoktur, aksine güzel bir zikirdir<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Allah onun 80 yıllık günahını affeder]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26217</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:51:51 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26217</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Allah onun 80 yıllık günahını affeder</span></span><br />
<br />
Enes İbn-i Mâlik' ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; <br />
<br />
"Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yıllık günahını affeder."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Allah onun 80 yıllık günahını affeder</span></span><br />
<br />
Enes İbn-i Mâlik' ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; <br />
<br />
"Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yıllık günahını affeder."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak istersen]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26216</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:46:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26216</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak istersen</span></span><br />
<br />
Ezhar adlı kitapta Ebu Said-i Hudri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve salli alel mü'minîne vel mü'minâti vel müslimîne vel müslimât.</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak istersen</span></span><br />
<br />
Ezhar adlı kitapta Ebu Said-i Hudri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve salli alel mü'minîne vel mü'minâti vel müslimîne vel müslimât.</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kabul Gören Salavat]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26215</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:36:20 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26215</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kabul Gören Salavat</span></span><br />
<br />
Zahiret-il Mülûk Kitabından; Sâlihlerden bir zat bahar mevsiminde sahraya çıkar "Fenzur ilâ<br />
âsâri Rahmetillâhi ...." âyet-i kerimesini düşünerek, arzdaki ağaç ve çiçeklere bakarak şöyle bir salavât-ı şerife okudu. Derken, bir ses duydu. "Ey salavât veren kimse! Kirâmen kâtibini zahmete koydun, bu kelimelerin sevâbını yazmakla uğraştılar. Derecât-ı Âliye' ye müstehâk oldun. Yaramazlıktan her ne ettin ise bağışlandın. Artık kendine sâhip ol!"<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi verakı hâzihil eşcâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi vürûdi vel envâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi katril emtâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi remlil ğıfâr.<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kabul Gören Salavat</span></span><br />
<br />
Zahiret-il Mülûk Kitabından; Sâlihlerden bir zat bahar mevsiminde sahraya çıkar "Fenzur ilâ<br />
âsâri Rahmetillâhi ...." âyet-i kerimesini düşünerek, arzdaki ağaç ve çiçeklere bakarak şöyle bir salavât-ı şerife okudu. Derken, bir ses duydu. "Ey salavât veren kimse! Kirâmen kâtibini zahmete koydun, bu kelimelerin sevâbını yazmakla uğraştılar. Derecât-ı Âliye' ye müstehâk oldun. Yaramazlıktan her ne ettin ise bağışlandın. Artık kendine sâhip ol!"<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi verakı hâzihil eşcâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi vürûdi vel envâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi katril emtâr,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi remlil ğıfâr.<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[60.000 Salavat Yerine Geçen Salavat]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26214</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:34:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26214</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">60.000 Salavat Yerine Geçen Salavat</span></span><br />
<br />
Mahmud Sebükteki (Gaznevî) Hazretlerinin devam ettiği ve sabah ve akşam üçer defa okunması ile 60.000 salavat yerine geçtiğinin Resulullah Efendimiz tarafından da tasdik edildiği salavât-ı şerife şöyledir:<br />
<br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin mahtelefel melevâni ve teâkabel asarâni ve kerrerel cedîdâni vestakbelel ferğadâni ve belliğ rûhahü ve ervâha ehli beytihî, Minnet tahiyyete vesselâm ve bârik ve sellim kesîrâ.<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">60.000 Salavat Yerine Geçen Salavat</span></span><br />
<br />
Mahmud Sebükteki (Gaznevî) Hazretlerinin devam ettiği ve sabah ve akşam üçer defa okunması ile 60.000 salavat yerine geçtiğinin Resulullah Efendimiz tarafından da tasdik edildiği salavât-ı şerife şöyledir:<br />
<br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin mahtelefel melevâni ve teâkabel asarâni ve kerrerel cedîdâni vestakbelel ferğadâni ve belliğ rûhahü ve ervâha ehli beytihî, Minnet tahiyyete vesselâm ve bârik ve sellim kesîrâ.<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kur'anın Harfleri Adedince  Salavatı]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26213</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:15:29 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26213</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kur'anın Harfleri Adedince  Salavatı</span></span><br />
<br />
Hâfız Ebûl Hasan İbn-i Mahmud Şâzelî Rahimehullah buyurmuştur ki; Şeyh-ül Meşayih Ebû Abdullah Hüseynî Harrânî bana Kur'ân-ı Kerîm' in ezberimde olup olmadığını sorduktan sonra, her Kur'an-ı Kerim'i okuyuşum sonrasında şu şekilde salavât getirmemi tavsiye ettiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî vesellim. Biadedi mâ fî cemîil Kur'ân-ı harfen harfen, Ve biadedi külli harfin elfen elfen.<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kur'anın Harfleri Adedince  Salavatı</span></span><br />
<br />
Hâfız Ebûl Hasan İbn-i Mahmud Şâzelî Rahimehullah buyurmuştur ki; Şeyh-ül Meşayih Ebû Abdullah Hüseynî Harrânî bana Kur'ân-ı Kerîm' in ezberimde olup olmadığını sorduktan sonra, her Kur'an-ı Kerim'i okuyuşum sonrasında şu şekilde salavât getirmemi tavsiye ettiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî vesellim. Biadedi mâ fî cemîil Kur'ân-ı harfen harfen, Ve biadedi külli harfin elfen elfen.<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavatı Hızır Alleyhisselâm]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26212</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:13:29 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26212</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Hızır Alleyhisselâm</span></span><br />
<br />
SALAVÂT-I HIZIR Menâhicil İbad kitabında bulunmaktadır. Hızır Alleyhisselâm' ın bazı evliyaya tâlim buyurduğu rivayet olunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme adede mâ alimte,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme zînete mâ alimte,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme mil'e mâ alimte.<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Hızır Alleyhisselâm</span></span><br />
<br />
SALAVÂT-I HIZIR Menâhicil İbad kitabında bulunmaktadır. Hızır Alleyhisselâm' ın bazı evliyaya tâlim buyurduğu rivayet olunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme adede mâ alimte,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme zînete mâ alimte,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme mil'e mâ alimte.<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavatı Ebûl Abbas (Evveli kelâmin – Âhiri kelâmin  Salavatı)]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26210</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:36:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26210</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Ebûl Abbas (Evveli kelâmin – Âhiri kelâmin  Salavatı)</span></span><br />
<br />
Şeyh Ebûl Abbas Revvehallâhü Rûhahû buyurduki; Her kim, her gün ve her gece üçer kere bu salavât-ı şerîfeyi edâ ederse ol günün ve gecenin saatlerinin cümlesinde salavat vermiş gibi olur!<br />
<br />
(Aynı salavât, Menâhicil İbad kitabında Şeyh Sa'd İbn-i Fergâni (ksa) Hazretleri tarafından da zikredilmiştir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evveli kelâminâ,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evsatı kelâminâ,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî âhiri kelâminâ.<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavatı Ebûl Abbas (Evveli kelâmin – Âhiri kelâmin  Salavatı)</span></span><br />
<br />
Şeyh Ebûl Abbas Revvehallâhü Rûhahû buyurduki; Her kim, her gün ve her gece üçer kere bu salavât-ı şerîfeyi edâ ederse ol günün ve gecenin saatlerinin cümlesinde salavat vermiş gibi olur!<br />
<br />
(Aynı salavât, Menâhicil İbad kitabında Şeyh Sa'd İbn-i Fergâni (ksa) Hazretleri tarafından da zikredilmiştir)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat Budur</span></span><br />
<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evveli kelâminâ,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evsatı kelâminâ,<br />
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî âhiri kelâminâ.<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salavat-ı Zeyneddîn (Evvelîn – Âhirîn Salavatı)]]></title>
			<link>https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26209</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:07:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.net/member.php?action=profile&uid=8">Lion</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.net/showthread.php?tid=26209</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Zeyneddîn (Evvelîn – Âhirîn Salavatı)</span></span><br />
<br />
çok kıymetli bir salavat Bu salavat, **Şeyh Muhakkık Zeyneddin Güla (k.s.a)** Hazretlerinden rivayet edilen ve **zamanın başlangıcından sonuna, tüm yüksek melekût âlemine** yayılan bir selam ve salâtı ifade eder.<br />
<br />
İşsize bu salavatın metni, anlamı ve tahlili:<br />
<br />
---<br />
<br />
## Salavat-ı Zeyneddîn (Evvelîn – Âhirîn Salavatı)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">### Arapça Metin (Harekesiz):</span></span><br />
<br />
**اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْأَوَّلِينَ**<br />
<br />
**اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْآخِرِينَ**<br />
<br />
**وَصَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْمَلَإِ الْأَعْلَى إِلَى يَوْمِ الدِّينِ**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">### Hareketli Okunuşu (Türkçe harflerle):</span></span><br />
<br />
**Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fil-evvelîn.**<br />
<br />
**Ve Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fil-âhirîn.**<br />
<br />
**Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fîl-meleil-e’lâ ilâ yevmiddîn.**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Anlamı (Türkçe Meâl):</span></span><br />
<br />
&gt; **“Allah’ım! Evvelkilerin (geçmiş ümmetlerin, önceki zamanların) içinde Efendimiz Muhammed’e ve âline salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
&gt; **“Ve Allah’ım! Âhirlerin (sonrakilerin, kıyamete kadar gelecek olanların) içinde Efendimiz Muhammed’e ve âline salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
&gt; **“Ve Efendimiz Muhammed’e ve âline, mele-i a’lâ’da (en yüksek melekler topluluğunda, ilâhî huzurda) kıyamet gününe kadar salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Salavatın İncelikleri ve Açıklaması</span></span><br />
<br />
| İfade | Açıklama |<br />
|-------|-----------|<br />
| **Fil-evvelîn** | Zamanın başlangıcından, Hz. Muhammed’in (s.a.s) ruhunun yaratıldığı andan itibaren tüm geçmiş âlemlere, peygamberlere ve ümmetlere rağmen O’nun salât ve selamla anılması. |<br />
| **Fil-âhirîn** | Kıyamete kadar gelecek tüm insanlar, cinler ve varlıklar arasında O’nun zikrinin ve salâtının devam etmesi. |<br />
| **Fîl-meleil-e’lâ** | “Mele-i a’lâ” = Yüce melekler topluluğu (Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail ve diğer mukarreb meleklerin bulunduğu ilâhî makam). Burada kastedilen: O’na melekût âleminde de salât edilmesi. |<br />
| **İlâ yevmiddîn** | Zamanın sonu olan hesap gününe kadar kesintisiz, devamlı. |<br />
<br />
Bu salavat, Efendimiz’e (s.a.s) **zamanın her anında, mekânın her boyutunda ve varlık âleminin tüm katmanlarında** salât ve selam gönderilmesi için yapılan **kapsayıcı, derin ve edebî bir duadır.**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Faziletine Dair Rivayet</span></span><br />
<br />
Şeyh Zeyneddin Güla (ksa) Hazretleri’nin buyurduğuna göre:<br />
<br />
&gt; Bu salavatı her gün **3, 7 veya 11 defa** okuyan kimse, dünya ve âhirette Peygamber Efendimiz’in **şefaatine nail olur**, melekler onun için istiğfar eder ve **“evvelîn-âhirîn” içinde ismi rahmetle anılır.**<br />
<br />
Ayrıca bu salavat, **zamanın akışı içinde kaybolup gitme korkusu** olanlar için bir emniyet vesilesidir. Zira okuyan, evvelîn ve âhirîn safında dahil olarak Hz. Muhammed’in (s.a.s) rahmetinden nasiplenir.<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Kısa Bir Tesbih ve Vird Olarak Okuma Şekli</span></span><br />
<br />
Bu salavat, genellikle şu tertiple okunur:<br />
<br />
1. **3 defa** İhlâs-ı Şerif<br />
1. **1 defa** Fatiha<br />
1. **7 defa** bu salavat-ı şerife<br />
1. Ardından **“Hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû”** 7 defa<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">**Not:**</span></span> Bu salavat-ı şerife, özellikle **vakit namazlarının ardından** veya **Cuma günleri** okunduğunda çok kıymetlidir. Zeyneddin Güla Hazretleri’nin silsilesinde bu salavat, “Salât-ı Zeyniyye” olarak da bilinir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salavat-ı Zeyneddîn (Evvelîn – Âhirîn Salavatı)</span></span><br />
<br />
çok kıymetli bir salavat Bu salavat, **Şeyh Muhakkık Zeyneddin Güla (k.s.a)** Hazretlerinden rivayet edilen ve **zamanın başlangıcından sonuna, tüm yüksek melekût âlemine** yayılan bir selam ve salâtı ifade eder.<br />
<br />
İşsize bu salavatın metni, anlamı ve tahlili:<br />
<br />
---<br />
<br />
## Salavat-ı Zeyneddîn (Evvelîn – Âhirîn Salavatı)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">### Arapça Metin (Harekesiz):</span></span><br />
<br />
**اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْأَوَّلِينَ**<br />
<br />
**اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْآخِرِينَ**<br />
<br />
**وَصَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَسَلِّمْ فِي الْمَلَإِ الْأَعْلَى إِلَى يَوْمِ الدِّينِ**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">### Hareketli Okunuşu (Türkçe harflerle):</span></span><br />
<br />
**Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fil-evvelîn.**<br />
<br />
**Ve Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fil-âhirîn.**<br />
<br />
**Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim fîl-meleil-e’lâ ilâ yevmiddîn.**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Anlamı (Türkçe Meâl):</span></span><br />
<br />
&gt; **“Allah’ım! Evvelkilerin (geçmiş ümmetlerin, önceki zamanların) içinde Efendimiz Muhammed’e ve âline salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
&gt; **“Ve Allah’ım! Âhirlerin (sonrakilerin, kıyamete kadar gelecek olanların) içinde Efendimiz Muhammed’e ve âline salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
&gt; **“Ve Efendimiz Muhammed’e ve âline, mele-i a’lâ’da (en yüksek melekler topluluğunda, ilâhî huzurda) kıyamet gününe kadar salât ve selâm eyle.”**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Salavatın İncelikleri ve Açıklaması</span></span><br />
<br />
| İfade | Açıklama |<br />
|-------|-----------|<br />
| **Fil-evvelîn** | Zamanın başlangıcından, Hz. Muhammed’in (s.a.s) ruhunun yaratıldığı andan itibaren tüm geçmiş âlemlere, peygamberlere ve ümmetlere rağmen O’nun salât ve selamla anılması. |<br />
| **Fil-âhirîn** | Kıyamete kadar gelecek tüm insanlar, cinler ve varlıklar arasında O’nun zikrinin ve salâtının devam etmesi. |<br />
| **Fîl-meleil-e’lâ** | “Mele-i a’lâ” = Yüce melekler topluluğu (Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail ve diğer mukarreb meleklerin bulunduğu ilâhî makam). Burada kastedilen: O’na melekût âleminde de salât edilmesi. |<br />
| **İlâ yevmiddîn** | Zamanın sonu olan hesap gününe kadar kesintisiz, devamlı. |<br />
<br />
Bu salavat, Efendimiz’e (s.a.s) **zamanın her anında, mekânın her boyutunda ve varlık âleminin tüm katmanlarında** salât ve selam gönderilmesi için yapılan **kapsayıcı, derin ve edebî bir duadır.**<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Faziletine Dair Rivayet</span></span><br />
<br />
Şeyh Zeyneddin Güla (ksa) Hazretleri’nin buyurduğuna göre:<br />
<br />
&gt; Bu salavatı her gün **3, 7 veya 11 defa** okuyan kimse, dünya ve âhirette Peygamber Efendimiz’in **şefaatine nail olur**, melekler onun için istiğfar eder ve **“evvelîn-âhirîn” içinde ismi rahmetle anılır.**<br />
<br />
Ayrıca bu salavat, **zamanın akışı içinde kaybolup gitme korkusu** olanlar için bir emniyet vesilesidir. Zira okuyan, evvelîn ve âhirîn safında dahil olarak Hz. Muhammed’in (s.a.s) rahmetinden nasiplenir.<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">## Kısa Bir Tesbih ve Vird Olarak Okuma Şekli</span></span><br />
<br />
Bu salavat, genellikle şu tertiple okunur:<br />
<br />
1. **3 defa** İhlâs-ı Şerif<br />
1. **1 defa** Fatiha<br />
1. **7 defa** bu salavat-ı şerife<br />
1. Ardından **“Hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû”** 7 defa<br />
<br />
---<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">**Not:**</span></span> Bu salavat-ı şerife, özellikle **vakit namazlarının ardından** veya **Cuma günleri** okunduğunda çok kıymetlidir. Zeyneddin Güla Hazretleri’nin silsilesinde bu salavat, “Salât-ı Zeyniyye” olarak da bilinir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>